YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19797
KARAR NO : 2023/24074
KARAR TARİHİ : 14.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/988 E., 2016/687 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.03.2013 tarih ve 1515-202 ile 21.12.2010 tarih ve 230-264 sayılı kararları başta olmak üzere birçok kararında açıkça vurgulandığı gibi, kesin nitelikteki hükümler ancak kesinlik sınırını aşar nitelikte yaptırım içermek şartıyla, suç vasfına yönelik ya da suç niteliği doğru belirlenmesine rağmen yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırı içinde kalan cezaların verildiği hükümlere karşı yapılan aleyhe başvuru üzerine temyiz denetimine konu olabilecektir. Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince doğrudan verilen 1.500,00 TL adli para cezası, karar tarihi de göz önünde bulundurulduğunda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereğince kesin nitelikte bulunmaktadır. Ancak Yerel Mahkemece, tanıklık görevinin, kamu hizmeti niteliğinde olması ve sanığın, katılanın yaptığı tanıklık nedeniyle suçu işlemesi karşısında; 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince ceza verilmesi gerektiği düşünülmeden, aynı maddenin birinci fıkrası uygulanarak eksik ceza tayin edilmiş olması nedeniyle kesin nitelikteki hakaret suçuna ilişkin hükmün temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkemenin kararı ile sanık hakkında, hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 1,500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Tebliğname’de hükmün kesinlik sınırında kalması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin; sanığın eşi ile olan davasında katılanın tanıklık yapması nedeniyle gerçekleştirdiği eyleminde, tanıklığın kamu görevi olması sebebiyle hükmün 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kurulması gerektiğinin gözetilmemesi ve doğru uygulama ile hükmün temyiz incelemesine tabi olacağından bu ve resen görülecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
III. GEREKÇE
Tanıklık görevinin, kamu hizmeti niteliğinde olması ve sanığın katılanın yaptığı tanıklık nedeniyle suçu işlediğinin kabul edilmesi karşısında, hükmün 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince kurulması gerektiği gözetilmeden yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırında kalan bir hüküm kurulmuş ise de, suç vasfına yönelik ya da suç niteliği doğru belirlenmesine rağmen yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırı içinde kalan hükümlere karşı yapılan aleyhe başvuru üzerine temyiz denetimine konu olabileceğinden, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141, 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası, 230 ve 1412 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilinin ve bunların nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği, gözetilmeden gerekçesiz hüküm kurulması,
Nedeniyle karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak başkaca yönleri incelenmeksizin, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.11.2023 tarihinde karar verildi.