Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2011/5740 E. 2013/5946 K. 04.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5740
KARAR NO : 2013/5946
KARAR TARİHİ : 04.03.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yaralama, tehdit, 4320 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Mağdurun 06.06.2008 tarihli kolluk ifadesinde sanığın akli dengesinin yerinde olup olmadığına dair rapor alınacağı için Kaymakamlık’tan yol parasının çıkıp çıkmadığını sormasını sanıktan istediğini beyan etmesi, Alaşehir Sulh Ceza Mahkemesi’nin 06.06.2008 tarihli ve 20088/51 sorgu sayılı zaptında, sanığın yargılaması yapılan kamu davalarında Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nden raporunun alınması için Cumhuriyet Savcılığı’na müzekkere yazıldığının belirtilmesi karşısında, varsa tedavi belgeleri, kullanılan ilaçların yazıldığı reçeteler de temin edilerek, yükletilen suçlar yönünden sanığın suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK’nın 32. maddesi kapsamında işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı, bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığı hususlarında yöntemince rapor alınması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de,
a-Hükümden sonra, 20.03.2012 tarih ve 28239 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve aynı gün yürürlüğe giren 08.03.2012 gün ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 23/1. maddesi ile 14.01.1998 tarihli ve 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanunun tümüyle yürürlükten kaldırıldığı, anılan kanunun, 13/1. maddesinde “Bu kanun hükümlerine göre hakkında tedbir kararı verilen şiddet uygulayan, bu kararın gereklerine aykırı hareket etmesi halinde, fiili bir suç oluştursa bile ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre hakim kararıyla üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur.” şeklindeki düzenleme ile tedbire muhalefet eyleminin yaptırımının yeniden düzenlendiği, tanımlar başlıklı 2. maddesinin (c) bendinde ise hakim tanımının Aile Mahkemesi hakimini ifade edeceği düzenlemesi karşısında, tedbir kararlarına aykırılık halinde görevli mahkemenin Aile Mahkemesi olduğu anlaşıldığından, görevsizlik kararı verilmesi zorunluluğu,
b-4320 Sayılı kanuna muhalefet suçundan hüküm kurulurken mahkemece sanığa TCK’nın 43. maddesinin uygulanması ihtimali göz önüne alınarak ek savunma hakkı verilmemesine karşın, hükmolunan cezanın TCK’nın 43/1 madde ve fıkrası gereğince artırılması suretiyle CMK’nın 226. maddesine muhalefet edilmesi,
c-TCK’nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık … müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.