YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3438
KARAR NO : 2011/7937
KARAR TARİHİ : 05.05.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 10.000 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; tarafların 20.12.2006 tarihinde kesinleşen kararla boşandıklarını, dava konusu olan ve davalının halen oturduğu evin, boşanma ilamına göre kararın kesinleşmesinden itibaren 6 ay sonra satışa çıkarılacağı, satış bedelinin %50 taraflarca paylaşılacağı kabul edildiği halde, davalı satış için gayret göstermediğinden evin satışının gerçekleşmediği, bunun üzerine davacının 18.10.2007 tarihinde ihtar göndererek; evin satışının gerçekleşmesini, satış bedelinden hissesine düşebilecek miktarın faiz getirisinin aylık 800 TL olduğunu ve Eylül-2007 tarihinden itibaren bu bedelleri talep ettiğini belirterek Eylal-2007 tarihinden itibaren toplam 10.000 TL ecrimisilin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davalının satış için gerekli gayreti gösterdiğini ancak satışın gerçekleşmediğini, satılıncaya dek kullanma hakkı kendisine bırakılan ev için talebin yersiz olduğunu bildirerek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; taşınmazın tapuda kayıtlı olmayıp kooperatif adına kayıtlı olduğu, bu nedenle ve ekonomik kriz nedeniyle satışın güç olduğunu, ayrıca satış yapılıncaya dek kira talep edilmeyeceğinin de boşanma ilamında onaylanan protokolle kabul edildiği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4.maddesi uyarınca, 4721 sayılı Türk Medeni Kanun’un ikinci kitabı ile (3.kısım hariç) 4722 sayılı Türk Medeni Kanun’un Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun kapsamındaki aile hukukundan doğan dava ve işler aile mahkemesinde görülür.
Somut olayda, boşanma ilamı ile onaylanan protokolden doğan yükümlülüklere ilişkin talebin “Aile Hukukuna” ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın 4787 sayılı yasanın 4.maddesi gereğince görülmesi gerekir.
Mahkemece görev hususu düşünülmeksizin işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.