Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/3055 E. 2011/7903 K. 05.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3055
KARAR NO : 2011/7903
KARAR TARİHİ : 05.05.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 2.760,00 lira alacağın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili; müvekkilinin taşınmazı kiralamak üzere davalının yaptığı ihaleye katılabilmek için, davalı hesabına 414,00 TL geçici, 2.760,00 TL ek teminat yatırdığını, ihaleye katılarak sözleşme yapmaya kazanmış ise de, dükkanın bazı eksiklikleri giderilmemiş olması nedeniyle kira akdinin kurulamadığını, teminatların bütçeye irat kaydedildiğinin bildirildiğini, yatırılan teminatların irat olarak kaydedilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını belirterek 2.760,00 TL ek teminat bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; 2886 sayılı ihale yasasına göre yerel bir gazetede ilan edilen metnin birinci maddesinde “davaya konu dükkan ile 6 adet dairenin teslimi geçici kabullerinden sonra yapılacaktır” hükmünün yer aldığını, davacının bunu bilerek ihaleye katıldığını ve davet yazılarına rağmen kira sözleşmesi yapmadığını, müvekkili idareyi zarara uğrattığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ihale sonucu düzenlenmesi gereken kira sözleşmesinin kurulamaması nedeniyle şartname uyarınca irat kaydedilen teminatın iadesi istemine ilişkindir.
5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca; bu Kanun ile kendisine verilen görevleri yerine getirmek üzere, kamu tüzel kişiliğini haiz Başbakanlığa bağlı … kurulmuştur.
Bu nedenle davalı Kurumun, kamu hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla tesis ettiği idari işlemlerin hukuka uygunluğunu denetlemek görevi İdari Yargıya ait bulunduğu, salt özel hukuk ilişkilerinden doğan uyuşmazlıkların ise Adli Yargıda çözümleneceği çok açıktır.
Somut olayda, davalı idarenin taşınmaz kiralama konusunda yaptığı ihaleye katılan davacı şirketin fiyat teklifinin uygun görüldüğü ve sözleşme imzalamak üzere müracaatının istenildiği; firma yetkilisinin süresi içerisinde müracaat etmemesi nedeniyle yazılı sözleşme yapılmadığı, bu nedenle davaya konu teminatların irat kaydedildiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında ihaleden sonra yazılı sözleşme düzenlenmediğinde bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. O nedenle idarenin sözleşme öncesi aldığı idari bir kararla teminatı irat kaydetmesi nedeniyle davanın kaynağı sözleşme öncesi aşamalara ilişkindir. Bu bağlamda idarenin yürüttüğü kamu hizmetiyle ilgili, idari usul ve esaslara uygun olarak yaptığı ihaleye ilişkin; sözleşme aşamasına kadar aldığı işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri idari yargıya aittir. (Uyuşmazlık Mahkemesinin 3.2.1997 gün ve 1997/4-3; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.3.2001 gün ve 2001/19-257-285; Danıştay 10.Dairesinin 29.9.1993 gün ve 1992/4234-1993/3493 sayılı kararları) Esasen sözleşme öncesindeki aşamalarda tesis edilen idari işlemlerin iptali istemiyle açılacak davaların idari yargıda görüleceği; adli yargının bir idari işlemin hukuka uygunluğunu denetleme görev ve yetkisine sahip bulunmadığı kuralına da uygundur.
O halde, uyuşmazlığın çözüm yeri İdari Yargının görevine girdiğinden bahisle yargı yolu yönünden dava dilekçesinin reddine karar vermek gerekirken, esas hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.