Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/2861 E. 2023/6852 K. 31.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2861
KARAR NO : 2023/6852
KARAR TARİHİ : 31.10.2023

Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanık …’in, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 2 ay tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair … İcra Ceza Mahkemesinin 17/06/2021 tarihli ve 2021/114 esas, 2021/183 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/08/2021 tarihli ve 2021/64 değişik iş sayılı kararı aleyhine … Bakanlığının 30/01/2023 gün ve 94660652-105-59-26750-2021-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/03/2023 gün ve KYB-2023/17875 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre,
1- 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlâl suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekâlet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği, 14/05/2019 tarihli taahhütnamede işleyecek faiz olarak toplam faiz miktarının 1.529,68 Türk lirası olarak belirtildiği anlaşılmış ise de; bu faizin hangi dönemleri kapsadığı, takip öncesi veya icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş faiz olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklık olmadığı gibi, alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın beraatine karar verilemesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,
Kabule göre de,
2- 2004 sayılı Kanun’un 340. maddesinde yer alan, “111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlâl eden borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir.” şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/11/2006 tarihli ve 2006/16.HD-220 esas, 2006/231 karar sayılı ilamında yer alan, “Hapsen tazyik yaptırımında amaç, bir yükümlülüğün yerine getirilmesini sağlamak olduğundan, alt sınırdan belli bir ceza belirlenmesi gerekmemekte, yükümlülük yerine getirilene kadar ve en çok 3 ay süreyle kişinin yükümlülüğüne uygun davranması için zorlanması söz konusu olmaktadır. Bu nedenle kararda belli bir sürenin öngörülmesi, yaptırımın bu niteliğine aykırı olacaktır.” şeklindeki gerekçe nazara alındığında, disiplin ve tazyik hapsinin bir “hapis” cezası olmadığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 2. maddesinde tanımlanan “disiplin hapsi” kavramı içinde kaldığı ve kısmî bir düzeni korumak amacıyla getirildiği, kişinin kendisinden beklenen yükümlülüğü yerine getirdiği takdirde de serbest kalacağı cihetle, sanığın 3 aya kadar hapsen tazyikine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde 2 ay hapsen tazyikine karar verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/08/2021 tarihli ve 2021/64 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında borçlunun ödeme şartını ihlâli eyleminden dolayı hükmolunan tazyik hapsinin kaldırılmasına, bu eylemle ilgili olarak sanık hakkında tazyik hapsi infaz edilmekte ise derhal salıverilmesine,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden,
“Sanık …’in, üzerine atılı borçlunun ödeme şartını ihlâl suçunun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine,”
“Karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi dikkate alınarak hesaplanan 5.600,00 TL vekalet ücretinin kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine şikayetçiden tahsiliyle sanığa verilmesine,”
“Yargılama giderinin müşteki üzerinde bırakılmasına,”
Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31/10/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.