Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/733 E. 2011/4882 K. 28.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/733
KARAR NO : 2011/4882
KARAR TARİHİ : 28.03.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 7.000 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, 03.03.2007 tarihinde 44 adet küçükbaş hayvanı 7 500,00 TL bedelle davalıya sattığını, davalının satış bedelinden 500,00-TL’sini ödediğini, geriye kalan 7000,00.- TL’sini ödemediğini, 7 000,00.-TL alacağının kanuni faizi ile davalıdan tahsili istenilmiştir.
Davalı, temel ilişkiyi inkar ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık hayvan alım-satımdan kaynaklanmakta olup satış akdine dayanan alacağın tahsili için işbu davayı açmıştır. Davalı davacı ile aralarındaki akdi ilişkiyi inkar etmiştir. Bu durumda davacı davalı ile aralarındaki akdi ilişkiyi yasal delillerle ispat etmelidir.
Mahkemece, çevrede bu gibi satımlarda senet düzenlenmesi teamülden olmadığı gerekçesiyle tanık dinlenmiş ve tanık anlatımlarına dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
HUMK.nun 288 ve 289.maddeleri gereğince, değer itibariyle olayda tanık dinlenemez. Bu maddede öngörülen şekil, geçerlilik şekli değil, Usul Hukuku bakımından konulmuş ispat şeklidir. Ne var ki, Usul Kanunumuzda anılan bu ana kuralla ayrık hükümlerde bulunmaktadır. HUMK.289.md.hükmüne göre senetle ispatı gereken hususlarda bu yön hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakatı halinde tanık dinlenebilir. Dava konusu olayda davalının böyle bir muvafakatı olmadığına göre, tanık dinlenmesi mümkün değildir. Ancak, tanıkla ispat yasağına ayrık hallerden biri de HUMK.293/4.bendinde yeralmıştır. HUMK.293/4.md.hükmüne dayanılarak tanık dinlenebilmesi için teamül unsurunun gerçekleşmesi yani bir çevrede herhangi bir hukuki işlemin devamlı olarak senede bağlanmamasının adet haline gelmesi ve bu hususun zaman içinde herkesçe uyulmak suretiyle istikrarlı bir nitelik kazanmış bulunması ve ayrıca kamuoyunda da bu teamüle inanılmış olması gerekmektedir.
Mahkemece, bu konuda köy muhtarlığının görüşüne başvurulmuş ve muhtarlığın satışların senetsiz olarak yapıldığı açıklamasına dayanılarak tanık dinlenmiştir. Ancak, mahkemece diğer kamu kurumlarından mahalli bilirkişilerden de görüşleri sorularak yeterli araştırma yapılmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. O halde, … baş hayvan alım-satımlarının çevrede senede bağlanmamasının teamül haline gelip gelmediği, gelmiş ise bu hususa çevrede herkesin uyarak istikrarlı bir nitelik kazanıp kazanmadığı ve kamuoyunda da bu teamüle inanılıp inanılmadığı hususları açıklanarak, Ziraat Odası, Ticaret ve Sanayii Odası, Kaymakamlık/Belediye Başkanlığı ve Esnaf ve Sanatkarlar Odasından sorulup saptanarak tanık dinlenip dinlenmeyeceği takdir edilmelidir. Yapılacak böyle bir inceleme sonunda, olayda tanık dinlenebileceği sonucuna varılması halinde, tanık sözleri de değerlendirilmek suretiyle, aksi takdirde davacı dava dilekçesinde (hertürlü yasal delil) demek suretiyle yemin deliline dayandığından yemin hakkı hatırlatılmak suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.