YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8678
KARAR NO : 2023/4967
KARAR TARİHİ : 14.11.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/238 E., 2022/668 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 19.04.2022 tarihinde tebliği üzerine davalı vekilinin aynı tarihte verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu ile temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 27.07.2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının silahlı örgüt suçundan 01.06.2019 – 17.07.2019 tarihleri arasında tutuklu kalması nedeniyle uğramış olduğu maddi ve manevi zararlara karşılık 50.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 150.000,00 TL tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 08.09.2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, davacının kendi kusuru nedeniyle tutuklandığını, maddi zararın ispatlanmadığını, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu ve davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
3. Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.11.2021 tarihli ve 2021/300 Esas, 2021/440 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.04.2022 tarihli ve 2022/238 Esas, 2022/668 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 24.10.2022 tarihli tebliğnamesi ile temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Davacı vekilinin temyiz istemi, maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğine, davacının uçak masrafı, yakınlarının cezaevi ziyareti için yaptığı masraflar, cezaevi harcamaları, taşınma masrafı ve kullanılmak zorunda kalınan ihtiyaç kredilerinin ödenmesi gerektiğine ve hükmedilen manevi tazminat miktarının eksik olduğuna ilişkindir.
2. Davalı vekilinin temyiz istemi, davacı tutuklamaya kendisi sebep olduğundan tazminat ödenmesinin hatalı olduğuna ve davanın reddedilen kısmı bakımından davalı lehine vekalet ücreti ödenmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde “… davacının asker olarak görev yaptığı, terör örgütüne üye olma suçundan hakkında soruşturma açıldığı, 01/06/2019- 16/07/2019 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2019/156 E 2021/68 K sayılı dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla yargılandığını ve beraat ettiği verilen beraat kararının 30.04.2021 tarihinde (İstinaf Edilmeden) kesinleştiği, davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı sürelere ilişkin herhangi bir mahsup kararının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Maddi Tazminat Açısından Değerlendirme: Davacı …’un 01/06/2019 tarihinde gözaltına alındığı ve Sakarya 2. Sulh Ceza Hakimliği’nin 01/06/2019 tarih ve 2019/275 sorgu sayılı kararıyla Tutuklanmasına karar verildiği, 17/07/2019 tarihinde Sakarya 2 Ağır Ceza Mahkemesi’nin aynı tarihli 1 numaralı celsesinde davacının tahliyesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkememizce ilgili kuruma davacının davacının görevden uzaklaştırılıp uzaklaştırılmadığı, davacıya hangi tarihlerde maaş ödemesi yapılıp yapılmadığı hususlarında bilgi talebine ilişkin müzekkere yazılmış olup, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı 08.09.2021 tarih ve 7049215 sayılı yazı cevabında davacıya tutuklu bulunduğu döneme ilişkin maaş ödemesinin yapıldığı belirtildiği, bu haliyle davacının maddi zararının bulunmadığı gözetilerek davacının maddi tazminata yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
Manevi Tazminat Açısından Değerlendirme: Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2007/8-2 E 2007/63 K sayılı kararında da hükmedildiği üzere bu tür davalarda manevi zarar, haksız yakalama veya tutuklamaya maruz kalan kişilerin salt bu yüzden duydukları üzüntü ve acıya karşılık olup, mahkemece bu zarar tayin ve takdir edilirken, hukukun genel prensiplerinden hareketle, davacının duyduğu acı ve üzüntünün derecesi, haksız olarak tutuklulukta ve gözaltında geçirdiği süre, günün ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, davacının ekonomik ve sosyal durumu gözönünde bulundurulmalıdır. Yine yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre manevi tazminat cezalandırma ya da zenginleşme aracı değildir. Bu ilkeler gözetilerek davacı tarafın manevi tazminat talebi kısmen kabul edilmiştir.
Böylece CMK’nın 141. vd. maddeleri gereğince davacının haksız yere gözaltında kaldığı süreler için tazminat isteme hakkı doğmuş olup, buna göre davanın kısmen kabulü gerekmiştir. Ancak davacının 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen ve silahlı terör örgütü FETÖ/PDY örgütü tarafından gerçekleştirildiği açık olan darbeye teşebbüs olayından sonra böylesine bir suçla suçlanan kişinin yakın çevresinde ve toplum içinde düştüğü zor durum ve sosyal baskı ile ruhsal acı dikkate alındığında böyle ağır bir suçlamayla gözaltına alınıp tutuklanmasına karar verildikten sonradan beraat etmiş olması karşısında manevi tazminat talebi hakkında karar verilirken suçlamanın ağırlığı da dikkate 12.000,00 TL ye hükmedilmiştir.
Dava dilekçesinde haksız gözaltı tarihinden itibaren faiz istenmiş olup Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 2012/25258 E 2012/21440 K ve 2012/22694 e 2012/21434 K sayılı kararlarında da hükmedildiği üzere bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmiştir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 2012/25517 E 2012/23185 K sayılı kararında da hükmedildiği üzere davanın kısmen kabulü sebebiyle davalı yararına vekalet ücretine hükmetmek mümkün olmamıştır.” denilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/156 Esas – 2021/68 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı örgüt suçundan 01.06.2019 – 17.07.2019 tarihleri arasında 46 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 30.04.2021 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A. Davacı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak
1. Tutuklandığı sırada kamu görevlisi olan davacının mesleğe geri dönmüş olması nedeniyle eksik kalan maaşlarını idareden istemesi gerektiği gözetildiğinde, davacı vekilinin bu hususa ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2. Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre davacının uçak masrafı, yakınlarının cezaevi ziyareti için yaptığı masraflar, cezaevi harcamaları, taşınma masrafı ve kullanılmak zorunda kalınan ihtiyaç kredileri gibi masraflar koruma tedbirleri nedeniyle talep edilebilecek maddi tazminat kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, bu kalemlerin maddi tazminat kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
3. Davacı lehine fazla manevi tazminata hükmolunması bozma nedeni yapılmakla, davacı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarının eksik olduğuna ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
B. Davalı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak
1. Davacının tazminata esas ceza yargılaması sırasında suçlamaları inkar ettiğinin anlaşılması karşısında 5271 Sayılı Kanunun 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki koşullar oluşmadığından davacının kendi kusuruyla tutuklanmasına neden olduğuna yönelik davalı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B.3) paragrafında açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.04.2022 tarihli ve 2022/238 Esas, 2022/668 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.11.2023 tarihinde karar verildi.