YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6990
KARAR NO : 2023/4793
KARAR TARİHİ : 07.11.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/876 E., 2019/535 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 12.06.2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 01.09.2017-25.07.2017 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kalan davacı hakkında yapılan yargılama sonunda beraat kararı verildiğinden bahisle davacının maddi ve manevi zararlarının tazmini için 57.860,00 TL maddi, 500.000,00 TLmanevi tazminatın 01.09.2016 tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 09.07.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süre içerisinde açılıp açılmadığının mahkemece re’sen incelenmesi gerektiğini, istenilen tazminat miktarlarının yüksek olduğunu, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak davacı hakkında birden fazla dava açılıp açılmadığının tespitinin gerektiğini, dava konusu tazminata faiz yürütülmesi isteminin hukuka ve hakkaniyet ilkesine uygun olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
3. Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2019 tarihli ve 2018/224 Esas, 2019/95 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.09.2019 tarihli ve 2019/876 Esas, 2019/535 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.10.2021 tarihli 2019/103127 sayılı tebliğnamesi ile hükmün onanması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; ihraç edilmesi sebebiyle mahrum kalınan ücretlerinin de maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğine, maddi kaybının son aldığı maaş üzerinden yapılması gerektiğine ve hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Mahkeme gerekçesinde”, davacının suç tarihi itibariyle Sakarya Üniversitesi Akyazı meslek yüksekokulunda öğretim görevlisi olduğu, 22/08/2016 tarihinde görevinden uzaklaştırıldığı, 29/10/2016 tarihinde meslekten ihraç edildiği, Sakarya Üniversitesi rektörlüğü personel daire başkanlığı tarafından gönderilen cevabi yazıya göre, davacının görevden uzaklaştırıldığı 22/08/2016 tarihinden 14/09/2016 tarihine kadar maaşının 1/3’ü düşüldükten sonra 2.002,13 TL. 15/10/2016 tarihli maaşı ise 2/3’ü oranı düşürüldükten sonra 2.944,15 TL. olarak davacının hesabına yatırıldığının belirtildiği, Yargıtay uygulamasına göre bu neviden durumlarda ihraç tarihinden önceki dönem için idari mercilerden ve bunun neticesinde de idare mahkemesinden talep edilebileceği, ihraç tarihinden önceki döneme ilişkin asgari ücretin altında bir ödeme yapılmış ise bunun tazminat olarak talep edilebileceği ihraç tarihinden sonraki döneme ilişkin ise CMK’nın 141. maddesi uyarınca tazminat talebinde bulunulabileceği, davacının ihraç tarihinin 29/10/2016 tarihi olduğu, bu tarihten tahliye olduğu 25/07/2017 tarihine kadar 269 gün tutuklulukta kaldığı, bu süre ile ilgili olarak davacının davası yönünden tazminat kararı verilebileceği, tutuklulu kaldığı süreyi başka bir dava dosyasından mahsup etmediği, tutuklu kalmasının kendi beyanları ile oluşmadığı, bu tarihler arasında haksız olarak tutuklu kaldığı ve tazminata hak kazandığı, her ne kadar bilirkişi raporunda gözaltı ve tutukluluk süresi 330 gün olarak belirtilmiş ise de yukarıda da izah edildiği gibi, davacının ihraç tarihinden sonraki gözaltı ve tutukluluğuna ilişkin mahkememizce tazminat kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği, ihraç tarihinden önceki dönem için ise asgari ücretin altında ödenme yapılması durumunda bunun da gözönünde bulundurulabileceği, ihraç tarihinden önceki dönemde davacıya 2000 TL ve 2.944,15 TL aylık ödeme yapıldığı, yani asgari ücretin üzerinde bir ödemenin yapılmış olduğu bu nedenle ihraç tarihinden önceki dönem yönünden davacının mahkememizden talep edebileceği tazminatın bulunmadığı, ihraç tarihinden sonra ise toplamda 269 gün tutuklu kaldığı, bu süre boyunca davacının maddi tazminata hak kazandığı anlaşılmış olup, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. … Mahkememizce Yargıtay 12. Ceza dairesinin manevi tazminata ilişkin kriterleri gözönüne alınarak, davacının gözaltında kaldığı süre, gözaltına alınmadan önce ihraç edilmiş olması, üzerine atılı suçun vehameti, sosyal ve ekonomik durumu, açılan dava, gözaltında geçirdiği süre nedeniyle duyduğu ıstırap, gözaltı süresinde ele geçecek olan maddi menfaat gözönüne alınarak davacının zenginleşmesine neden olmamak üzere takdiren fazlaya ilişkin taleplerin reddiyle 45.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.” denilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/9-2018/247 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 01.09.2016-25.07.2017 tarihleri arasında 327 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 01.06.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, Kanunda öngörülen yasal koşulların gerçekleştiği anlaşılmıştır.
1.Kamu görevinden 29.10.2016 tarihinde ihraç edilen ancak 2016 yılı Ekim maaşını aldığı anlaşılan davacının maddi kaybının 15.11.2016 tarihten itibaren asgari ücret üzerinden hesaplanması gerekirken ihraç tarihinden itibaren maddi kaybın hesaplanarak davacı lehine fazla maddi tazminata hükmedilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Kamu görevinden çıkarılmasının koruma tedbirinden kaynaklanmayıp idari işlem niteliğinde olduğu anlaşıldığından mahrum kalınan kazanç kaybının koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına konu edilemeyeği anlaşıldığından davacı vekilinin mahrum kalınan kazanç kaybının da maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
3.Davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından davacı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna yönelik temyiz sebebi de yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.09.2019 tarihli ve 2019/876 Esas, 2019/535 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2023 tarihinde karar verildi.