Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/14515 E. 2010/17760 K. 01.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14515
KARAR NO : 2010/17760
KARAR TARİHİ : 01.11.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 5.750 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 3.842,15 TL ecrimisilin tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı paydaş olduğu taşınmazın davalı tarafından haksız işgali nedeniyle 2007-2008 yılları için 5750,00 TL ecrimisilin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, dava konusu olan 342,2,3,6,114 ve 115 parseller izale-i şuyu yolu ile satılmıştır.HUMK’nun 571.maddesi uyarınca satış İcra İflas Kanunu hükümlerine göre yapılır. İİK’nun 134. maddesinde, icra dairesi tarafından taşınmaz kendisine ihale edilen alıcının ihale anında o gayrimenkulün mülkiyetini iktisap edeceğini belirtmiş olup, yerleşik yargı uygulaması da aynı yöndedir ( Bkz. 24.6.1953 …, 14/6 sayılı YİBK ).
Böylece, ihale ile mülkiyeti kazanan alıcı, kural olarak taşınmazın nefi ve hasarını da üstlenmiş olur ( BK. md. 183 ). Bu durumda alıcı malik sıfatı ile taşınmazı işgal eden şahsın tahliyesini ( İİK. md. 135/2 kapsamında ) isteyebileceği gibi, fuzuli şagil aleyhine ecrimisil istemiyle dava açabilir.
Açıklanan nedenlerle ihale ile satılan taşınmazlar yönünden mayıs 2007 tarihinden sonrası için davacının ecrimisil istemli dava açma ehliyeti bulunmadığından bu taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü cihetine gidilmesi doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.