Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/14337 E. 2010/18093 K. 04.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14337
KARAR NO : 2010/18093
KARAR TARİHİ : 04.11.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 1000 TL (ıslahen 1.576 TL) alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile 1.576 TL’nin faizi ile tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili; 26.7.2008 tarihli kira sözleşmesi ile aylık 360,00 TL bedelle davacıya ait taşınmazı 1 yıl müddetle kiralayan davalının süre sona ermeden 20.10.2008 tarihinde kiralananı tahliye ettiğini, taşınmazın halen kiralanmadığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL tazminatın faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, cevap vermemiştir. Mahkemece, 1.576,00 TL alacak için davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, davacı vekili; bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah dilekçesi vermeden, ıslah harcı yatırmak suretiyle müddeabihin artırılmasını talep etmiş, mahkemece bu talep kabul edilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (HUMK) 83. ve ardından gelen maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah, taraflardan birinin usule ilişkin bir işlemini kısmen veya tamamen düzeltilmesine olanak tanıyan bir yoldur.
Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından sonraki yasal durum itibariyle, kısmi davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş olan davacının, dilerse, ek dava açmak yerine, saklı tuttuğu alacak bölümü için o (kısmi) dava içerisinde ıslah yoluyla talepte bulunabilmesi mümkündür.
Yukarıda değinildiği üzere, kısmi ıslah yoluyla müddeabihin artırılabilmesi olanağı, bir anlamda, artırıma konu kısmın ek dava yoluyla istenilmesinin alternatifi niteliğinde bulunduğundan; … bir dava açılmış gibi, istem miktarını içeren dilekçe karşı tarafa tebliğ edilecek ve harç yatırılacaktır.

Somut olayda; ıslah dilekçesi verilerek davalı tarafa tebliğ edilmemiş, savunma hakkının kısıtlanmış olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.