YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17008
KARAR NO : 2013/8807
KARAR TARİHİ : 04.04.2013
Mahkemesi :Çocuk Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 85/1, 31/3, 62/1, 50/1-a, 52/4, 63. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle öldürme suçundan suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine ilişkin hüküm, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında ölen …’in adı ve soyadı ile kimlik bilgilerinin gösterilmemesi, mahallinde tamamlanması mümkün yazım eksikliği olarak kabul edilmiştir.
Olay tarihinde suça sürüklenen çocuk …’un sevk ve idaresindeki kamyonet ile sahilyolundan Merter istikametine doğru seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, yaya …’e çarpması sonucu ölümüne neden olduğu olayda; mahkemece orta refüjden yolun sağına doğru geçmekte olan yayaya sağ şerit üzerinde çarptığı gerekçesiyle suça sürüklenen çocuğun tali kusurlu olduğu kabul edilerek asgari hadden ceza tayin edilmiş ise de; olay yeri fotoğraflarının yer aldığı CD kaydının incelenmesinde, ölenin başı dükkan girişine gelecek şekilde yüzüstü yattığı, vücudunun tamamen kaldırım taşı ile dükkan arasındaki çukur alanda kaldığı, tanık …’in aşamalardaki “kamyonetin yol ortasından itibaren sağa sola yalpa yaparak gelerek kaldırıma çıktığı ve yayaya burada çarptığı, yayanın karşıdan karşıya geçmediği” yönündeki ısrarlı anlatımları ile tanık …’ün Cumhuriyet Başsavcılığında alınan 08.03.2007 tarihli “…kamyonet önce perdecinin vitrinine vurdu, sonra da ölene vurdu, ben ve yanımda bulunan iki kişi kaçtı, ölen kaldırımda duruyordu, karşıdan karşıya geçmiyordu” şeklindeki ifadesinin birbirini doğrular ve olay yeri fotoğraflarına uygun nitelikte olduğu, adı geçenlerin çarpma noktasına en yakın yerde bulunan ve olayın tamamını gören kişiler oldukları dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuğun ıslak zeminde aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek kaldırıma çıkması sonucunda kaldırım alanında durmakta olan yaya …’e çarpması suretiyle gerçekleştiği olayda; suça sürüklenen çocuğun asli ve tam dereceli kusurlu olduğunun kabulünün gerektiği halde sanığın tali kusurlu olduğu kabul edilip 5237 sayılı TCK’nın 22/4 ve 61. maddelerine göre temel cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi şartları gözetilmeden, asgari hadden ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafinin, sanığın para cezasını ödeyecek durumda olmadığına, cezanın hakkaniyete uymadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 50/4-1a, 52/2. maddeleri gereğince adli para cezasına çevrilmesi yerine, sadece 50/1-a maddesine göre çevrilmesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 4. bendinde yer alan “5237 sayılı TCK’nın 50/1-a maddesi” ibaresinin “5237 sayılı TCK’nın 50/4-1a, 52/2. maddeleri”şeklinde değiştirilmesine, diğer hususların aynen bırakılması suretiyle eleştiriler dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.