Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/21486 E. 2013/11735 K. 29.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21486
KARAR NO : 2013/11735
KARAR TARİHİ : 29.04.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Beraat

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinden sonra Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 1/10/2009 tarih ve 5368 sayılı kararı ile 1 ve 3. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilen, aynı zamanda ören yeri olması nedeniyle 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliğini haiz olup sanık …’in mülkiyetinde bulunan arazide sanık …’in sahibi bulunduğu ve sanık … tarafından kullanılan ekskavatör ile arazi içerisinde yer alan tepeciğin batı, güney ve kuzeybatı eteklerinin yer yer kazılarak büyük taşların yerinden söküldüğünün ve eteklere doğru sürüklendiğinin, olay yerinde sanıklar … ve …’nın da bulunduklarının belirlendiği, soruşturma aşamasında müze görevlisi tarafından düzenlenen 15/06/2009 tarihli rapor ile dava konusu yerin ekskavatör ile kazılması suretiyle kültür varlıklarının büyük ölçüde yok edildiğinin, bahse konu arazinin kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu ören yerlerinden olduğunun tespit edildiği, mahkemece icra edilen keşfe katılan arkeolog bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; define kazıları daha dar alanda ve derinlemesine yapılırken suça konu çalışmanın tüm tepeyi kapsadığı ve yatay olarak yapıldığı, davaya konu izinsiz kazının tesviye amaçlı olarak tepeyi düzeltip tarıma uygun hale getirme gayesiyle gerçekleştirildiği hususlarının belirlendiği anlaşılmakla;
1- Sanıklar …, …, … ve … haklarındaki hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık …’in; suça konu kepçenin sahibi bulunduğunu, ortağı olan …’ın kendisini arayarak Emirler Köyünde bir arazi düzeltme çalışması olduğunu, kepçeyi belirtilen mevkiiye göndermesini istediğini, ertesi gün iş makinesini kepçe operatörü olarak yanlarında çalışan sanık … ile birlikte suça konu yere gönderdiğini, bahse konu yerin ören yeri olduğunu bilmediğini beyan ettiği, yine jandarma tarafından olay yerinde suçüstü yakalanan sanık …’nın da aynı doğrultuda anlatımda bulunduğu, sanık … ve …’un, sanık … ve kardeşi …’in yanında işçi olarak çalıştıklarını, suç tarihinde işçilerin yemekleri ile ilgilenmesinin istenilmesi nedeniyle olay yerinde bulunduklarını, suça konu yerin ören yeri olduğunu bilmediklerini beyan ettikleri, tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanıkların savunmalarının aksine delil mevcut olmadığı, bu itibarla mahkemece beraatlerine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla,
Yapılan yargılama sonunda yüklenen fiilin sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, adı geçen sanıkların mahkumiyetlerine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar …, …, … ve …’un beraatlerine ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2- Sanık …’in beraatine ilişkin hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
Sanık … adına vekaleten … isimli şahıs tarafından sunulan 19/11/2008 tarihli dilekçe ile suça konu 126 ada, 76 ve 42 parsel sayılı taşınmazlarda define kazısı yapılmasına izin verilmesi hususunda talepte bulunulduğu, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün 21/11/2008 tarihli yazıları ile kazı yapılmak istenilen yerin ören yeri olması nedeniyle söz konusu talebe olumsuz cevap verildiği, buna rağmen olay yeri inceleme ekipleri tarafından düzenlenen tutanak içeriğinde belirtildiği üzere ekskavatör vasıtasıyla 25 metre ile 60 metre arasında yer yer kazı yapılarak büyük taşların yerinden sökülerek tepenin eteklerine doğru sürüklendiği, müze görevlisi tarafından düzenlenen 15/06/2009 tarihli raporda ise suça konu yerin ekskavatör ile kazılması suretiyle kültür varlıklarının büyük ölçüde yok edildiği hususlarının belirlenmesi karşısında, sanığın kazı yapmak için izin alınması gerektiğini bildiği dava konusu taşınmazda bu yöndeki talebinin reddine rağmen kazı yaparak korunması gerekli kültür varlıklarının zarar görmesine sebebiyet verdiği, suça konu kazı çalışmasının ekskavatör ile gerçekleştirilmesi yine çalışma yapılan alanın genişliği ve boyutları nazara alındığında sanığın 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında bulunan ören yerinde izinsiz kazı yapma suçunu işlediğinin sübuta erdiği ve 2863 sayılı Kanunun 74/1 maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin eksik kovuşturma ve hatalı gerekçeye dayalı olarak beraat karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 29/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.