YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7832
KARAR NO : 2013/8396
KARAR TARİHİ : 03.04.2013
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğinin tehlikeye sokma, taksirle yaralama,yardım bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme.
Hüküm : Taksirle yaralama suçundan; 5237 sayılı TCK’nın 73,CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca düşme,
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan; 5237 sayılıTCK’nın 179/3, 62, 50, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
Yardım veya bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme suçundan; 5237 sayılı TCK’nın 98, 62, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet.
Tebliğname Düşünce : Onama- Ret
Taksirle yaralama suçundan kamu davasının şikayetten vazgeçme nedeniyle düşürülmesine, Trafik güvenliğinin tehlikeye sokma ile Yardım veya bildirim yükümlülüğünü yerine getirilmemesi suçlarından ise sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, Mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçuna yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar 5237 sayılı TCK’nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2000 TL’ye kadar (2000 TL. Dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olup, 07.10.2010 ila 6217 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihine kadar ise mahkumiyet hükümlerinin hiçbir istisna öngörülmeksizin temyizinin mümkün olduğu, 14.04.2011 ve sonrasında ise, doğrudan hükmedilen 3000 TL’ye kadar (3000 TL. Dahil) para cezalarının 5320 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu, 31/03/2009 tarihinde verilen 500 TL’den ibaret mahkumiyet hükmüne yönelik Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Taksirle yaralama suçuna yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın olay günü sevk ve idaresindeki araçla meskun mahalde, geceleyin saat 21.30 sularında, tek yönlü yolun sağında duran müştekiye 166 promil alkollü olarak çarparak nitelikli yaralanmasına neden olduktan sonra beyanına göre kendisine saldıranlar olduğu için kaza mahallini terkettiği olayda, mağdurdaki yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olmasına göre, sanığın üzerine atılı suçun bilinçli taksir ile işlenmesi halinde 5237 sayılı TCK’nın 89/5. maddesi uyarınca şikayete tabi olmadığı, ancak uzlaşmaya tabi olduğu, mağdurun sanıktan şikayetçi olmamakla beraber zararlarının giderilmesi nedeniyle uzlaştığını beyan etmesi karşısında, sadece trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm kurulması gerekirken, her ne kadar vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmiş ise de, uzlaşmanın gerçekleşmesi nedeniyle sonucu itibariyle verilen düşme kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, bu değişik gerekçeyle düşmeye ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
3- Yardım veya bildirim yükümlülüğünü yerine getirilmemesi suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazının suçun niteliğine ilişkin olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
Sanığın olay günü sevk ve idaresindeki araçla meskun mahalde, geceleyin saat 21.30 sularında, tek yönlü yolun sağında duran müştekiye 166 promil alkollü olarak çarpıp nitelikli yaralanmasına neden olduktan sonra kendisine saldıranlar olduğu için kaza mahallini terk ettiği olayda, olay yerine mağdura yardıma gelen başka kişilerin olması ve olayın gelişimi de dikkate alındığında atılı suçun yasal unsurları oluşmadığı gözetilmeden sanığın atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında 5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesi gereğince taksit sayısının dörtten az olamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün belirtilen sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.