Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/21831 E. 2011/4578 K. 22.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/21831
KARAR NO : 2011/4578
KARAR TARİHİ : 22.03.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde suya müdahalenin önlenmesine karar verilmesi masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar vekili dilekçesinde , müvekkili olan davacıların 76 ve 54 parsel içinde bulunan suyu kadimden beri bahçe ve çayırlarının sulanmasında kullandıklarını, davalının bu suyu kendi havuzuna akıtarak davacıların ağaçlarının susuz kalmasına sebebiyet verdiğini beyan ederek suya yapılan müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece , davanın kabulüne karar verilmiştir.
MK’nun 756. maddesine göre kaynak suları tapulu taşınmazın mütemim cüz’ü olup o yerin mülkiyeti ile iktisap edilirse de suyun kaynağı yeraltı gölünün taşınmazın sınırları içinde kalmayacağı gibi büyük olması, yeryüzüne çıkar çıkmaz bir dere haline gelmesi ve suyun özel mülkiyete bağlı sayılmasının toplum için genel yarar açısından zararlı olabileceği hallerde kaynak arzın mütemim cüz’ü sayılmayıp genel su olarak kabulü zorunludur.
Somut olayda , dava konusu suyun özel mülkiyete konu taşınmazdan çıktığı,o halde özel mülkiyetin bir parçası olduğunu belirtmişse de,suyun tapulu araziden çıkması ona özel su vasfını kazandırmaz.
Öyle ise mahkemece ,mahallinde yapılacak keşif neticesinde ,dava konusu suyun niteliğinin (özel ya da genel su ) belirlenmesinden sonra,eğer bu suyun özel su olarak kabulü halinde ,davanın reddine,eğer genel su ise ,kadim kullanım hakkı dikkate alınarak tarafların ihtiyaçları oranında herkesin faydalanabileceği bir su rejimi kurulması gerekirken,eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.