YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4638
KARAR NO : 2011/8633
KARAR TARİHİ : 24.05.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 3.259,88 TL alacak için takibe yapılan itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatı istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesi ile; borçlu davalının, dava konusu işhanında bağımsız bölümü bulunduğunu; depremde hasar gören işhanının güçlendirilmesi için yapılan giderlerle ilgili olarak, hissesine düşeni vermediğinden, icra takibi yapıldığını; takibe davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Davalı temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinin kendisine tebliğ edilmediğini, savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürmektedir.
Dosyanın incelenmesinde, davalıya çıkartılan davetiyenin … adına çıkartıldığı ve TK’nun 21.maddesine göre tebliğ edildiği görülmektedir. Öncelikle, davalının adı … “…” olarak yazılması usule aykırıdır. Öte yandan, TK’nun 21.maddesine göre yapılan tebligatda Tüzüğün 28.maddesinde öngörülen şekil şartlarına uygun değildir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73.maddesi uyarınca, taraflar usulüne uygun olarak iddia ve savunma için mahkemeye çağrılmadıkça haklarında hüküm kurulamaz. Olayımızda, davalının usulüne uygun olarak çağrılmadığı, savunma hakkınınn kısıtlandığı anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece; davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ ettirilip, taraf teşkili sağlandıktan sonra; davanın esasına girilerek tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde delilleri toplanmak ve sonucuna göre bir hüküm kurulmak gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.5.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.