YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10396
KARAR NO : 2023/4739
KARAR TARİHİ : 06.11.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3353 E., 2020/1083 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret
Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 24.01.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; “Müvekkil adam öldürmeye teşebbüs suçundan 27.07.2004 tarihinde tutuklanmış, 18.12.2007 tarihinde tahliye edilmiştir. Yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Müvekkilin mahkemece hükmedilen cezanın yaklaşık bir katından fazla süre tutuklu kalması sebebiyle 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek en yüksek kredi faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ederiz.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
2.Davalı vekili 22.02.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “Davanın usul ve zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerekir. Tazminat davasının koşulları oluşmamıştır. Davacı hakkında yapılan işlemler yasal hükümler çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. İddia edilen zarar ispatlanmamıştır. Davacının sabıkasının olup olmadığı, tutukluluk süresinin mahsup edilip edilmediği araştırılmalıdır.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3.Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2018 tarihli ve 2018/49 Esas, 2018/258 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
4.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12.Ceza Dairesinin, 14.05.2020 tarihli ve 2018/3353 Esas, 2020/1083 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.12.2021 tarihli ve 2020/85407 sayılı, esastan ret görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Davalı vekilinin temyiz istemi; yargılama giderlerinin davacı taraf üzerine bırakılması ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir.
B.Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının verilen cezadan daha fazla süre tutuklu kaldığından tazminata hak kazandığına, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Davacının adam öldürmeye teşebbüs suçundan dolayı, Kazan Sulh Ceza Mahkemesinin 2004/20 sorgu sayılı kararı ile 27.07.2004 tarihinde tutuklandığı, atılı suçtan tutuklu olarak Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığı, aynı mahkemenin 29.11.2011 tarih, 2011/280 Esas 2011/252 Karar sayılı ilamı ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip, 18.12.2007 tarihinde tahliye edildiği, davacının 1239 gün tutuklu kaldığı, davacının almış olduğu cezadan fazla süre tutuklu kaldığı iddiası ile açmış olduğu tazminat davasının Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/78 Esas, 2012/79 Karar sayılı ilamı ile kısmen kabulüne karar verildiği, söz konusu kararın hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 04.07.2013 tarih, 2013/14033 Esas, 2013/18314 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen kararın davacı bakımından herhangi bir sonuç doğurmayacağı, kararda yer alan 5 yıllık denetim süresinin sonunda davanın düşmesine karar verilmesi halinde davacı tarafından fazladan tutuklu kalınan süreler için süresinde dava açılması hainde tazminat talep edilebileceğinden bahisle, Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin anılan kısmen kabul kararının bozulmasına karar verildiği ve yine aynı mahkemece bu kez 30.09.2013 tarih, 2013/367 Esas, 2013/256 Karar sayılı kararı ile tazminat talebine ilişkin davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin, ret kararı sonrasında Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesine başvurarak denetim süresinin dolması nedeni ile düşme kararı verilmesini talep ettiği, aynı mahkemece 13.01.2017 tarih, 2011/280 Esas, 2011/252 Karar sayılı ek kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen kararın kesinleştiği tarih itibari ile yasadaki 5 yıllık denetim süresinin dolmaması nedeni ile talebin reddine karar verildiği ve yine davacı vekilinin aynı Mahkemeye denetim süresinin dolması nedeni ile düşme kararı verilmesi yönündeki 19.12.2017 tarihli talebi ile ilgili Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesince 22.12.2017 tarih, 2011/280 Esas, 2011/252 Karar sayılı ek kararı ile davacı hakkında uyap sisteminde yapılan sorgu kaydında Kahramankazan Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/1597 Soruşturma sayılı dosyasında soruşturma yapıldığı, soruşturması yapılan suçun suç tarihinin Mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararanın denetim süresi içinde olması ve soruşturmanın akıbetinin beklenmesi gerektiğinden bahisle talep ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmış olmakla, davacının tazminat davasının dayanağı olan Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2011 tarih, 2011/280 Esas, 2011/252 Karar sayılı ilamı ile verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın davacı hakkında bir sonuç doğurmaması ve 5 yıllık denetim süresi sonunda davanın düşmesine dair bir karar da verilmemiş olması karşısında dava şartının gerçekleşmemesi nedeni ile açılan davanın reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/280 E., 2011/252 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan 27.07.2004 – 18.12.2007 tarihleri arasında 1239 gün tutuklulu kaldığı, yapılan yargılama sonunda 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkumiyeti ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 24.01.2012 tarihinde kesinleştiği, davanın tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’a tabi olduğu anlaşılmıştır.
A. Davalı vekilinin temyiz isteği yönünden;
Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 72.070,00 TL olduğu ve İlk Derece Mahkemesince davacının 1.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminat talebinin reddine karar verildiği, hükmün sadece davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi nedeniyle hükmün davalı açısından kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden;
Davacının tazminata esas dosyası incelendiğinde, Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/280 E., 2011/252 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan 27.07.2004 – 18.12.2007 tarihleri arasında 1239 gün tutuklulu kaldığı, yapılan yargılama sonunda 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkumiyeti ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 24.01.2012 tarihinde kesinleştiği, mahkeme kararında belirtilen 5 yıllık denetim süresinin 24.01.2017 tarihinde dolduğu ancak; Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2017 tarihli, 2011/280 E., 2011/252 K. sayılı ek kararı ile “sanığın uyap sisteminden yapılan sorgu kaydında Kahramankazan Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/1597 Soruşturma sayılı dosyasında 17.09.2016 tarihli kasten basit yaralama suçundan soruşturma yapıldığının anlaşıldığı, soruşturması yapılan atılı suçun suç tarihinin mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararanın denetim süresi içinde olması ve soruşturmanın akıbetinin beklenmesi gerektiği” gerekçesi ile düşme kararı verilmesine ilişkin talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de; dairemiz incelemesi sırasında Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan araştırmada Kahramankazan Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/1597 Soruşturma sayılı dosyasında davacı hakkında iddianame düzenlendiği, yapılan yargılama sonunda Kahramankazan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2019 tarihli, 2018/188 E., 2019/241 K. Sayılı kararı ile davacının mahkumiyetine karar verildiği, kararın 05.06.2020 tarihinde kesinleştiği görülmekle; davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının akıbeti araştırılarak tazminat talebinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Davalı vekilinin temyiz isteği yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) paragrafında açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 14.05.2020 tarihli ve 2018/3353 Esas, 2020/1083 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 14.05.2020 tarihli ve 2018/3353 Esas, 2020/1083 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2023 tarihinde karar verildi.