YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8221
KARAR NO : 2010/9103
KARAR TARİHİ : 24.05.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tedbir nafakasının artırılmasına yardım nafakası davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; Iğdır 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/489 E- 2006/15 K.sayılı ilamı ile davacı … ile çocukları … ve … için bağlanan tedbir nafakalarının artırılmasını talep etmiştir.
Davalı dilekçesinde, geçim sıkıntısı çektiğini, kızı …’nın ise çalışmakta olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı … yönünden davanın kısmen kabulüne, davacılar … ve … yönünden ise davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacılar vekilinin temyizi üzerine dairemizin 03.11.2008 günlü ve 2008/15293 E.18494 K. sayılı ilamıyla bozulmuş, bozma ilamına uyan mahkemece davacılar için hüküm altına alınan tedbir nafakalarının artırılmasına, davalının nafaka yükümlülüğünün davacı … için reşit olduğu tarihe kadar, davacı … için ise eğitimi sona erinceye kadar devam etmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalının, davacılar … ve …’e yönelik temyiz itirazı yönünden;
HUMK. nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı yasa ile değişik 427/2 maddesine göre miktar ve değeri 1.400 TL’nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin olarak verilen kararlar kesindir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 6.4.2005 tarih ve 2005/3–169 E- 235K. sayılı kararı ile nafaka davalarında temyiz ve karar düzeltmede yıllık nafaka miktarının dikkate alınacağı açıklanmıştır.
Temyize konu edilen karar 5219 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 21.07.2004 tarihinden sonra verilmiş olup aralarında mecburi dava arkadaşlığı bulunmayan davacılardan her biri için hüküm altına alınan yıllık nafaka (farkı) miktarı 1.400 TL’nı geçmediğinden 01.06.1990 gün ve 1989/3-E, 1990/4-K sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca temyiz isteminin REDDİNE,
2- Davalının, davacı …’e yönelik temyiz itirazı yönünden;
Mahkemece verilen kısa kararda, nafakanın süresine ilişkin hüküm bulunmadığı halde, gerekçeli kararda; hükmedilen nafakanın davacının eğitiminin sona erinceye kadar devam etmesine karar verilmiştir.
Kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında çelişki bulunmaktadır.
10.4.1992 gün ve 7/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunması hali bozma nedeni oluşturmaktadır.
Anılan İçtihat gereğince, kısa kararla bağlı olmaksızın ve dosya münderecatına göre mahkemece bu hususlar gözönünde tutularak vicdani kanaate göre karar verilmelidir.
Kabule göre de, hükmüne uyulan dairemize ait bozma ilamında; davacı …’in isteminin yardım nafakası mahiyetinde olması nedeniyle bu davacı yönünden uygun bir nafakaya hükmedilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen mahkemece tedbir nafakasının artırılması yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.