Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/1650 E. 2023/4642 K. 01.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1650
KARAR NO : 2023/4642
KARAR TARİHİ : 01.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :2016/416 E., 2016/610 K.
SUÇ :Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM :Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Niğde 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli 2016/416 E. 2016/610 K. sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.03.2021 havale tarihli ve 2016/255868 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile 18.Ceza Dairesine tevdii olunmuştur.

3.Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 01.02.2023 tarihli 2021/17274 esas 2023/2165 karar karar sayılı kararı ile dosyanın 12. Ceza Dairesine devredilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna eksik inceleme ile verilen beraat kararının bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.

B.Mahalli Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
Sanıkların bir kısmı hakkında beraat bir kısmı hakkında da düşme kararı verilen hükümde aynı vekaletnameyle temsil edildikleri anlaşılan sanıklar için ayrı ayrı 1.800 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanıklara verilmesine karar verildiği görülmüş olup, tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu şekilde 4 ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
“Mahkememizce yapılan yargılama, iddia ve savunma, sanıkların adli sicil kaydı ve tüm dosya kapsamına göre ilimiz Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren … Tekstil isimli iş yerinde çalışmakta olan müştekilerin, … Öziplik İş Sendikasında görevli olan sanıkların 10/03/2016 tarihi itibariyle geriye doğru yaklaşık bir aydır, istemedikleri halde, iş çıkışlarında iş yerine ait servis aracını evlerine kadar takip ederek servisten indikleri yerlerde “sendikamıza üye olun, hakkınızı ararız, sorarız, biz bıkmadık, sizin için savaşacağız, sizi üye yapacağız, niye üye olmuyorsunuz, sizin zararınız bize dokunuyor” şeklinde sözler söyleyerek sendikaya üye olmaları hususunda rahatsız ettikleri iddiası ile açılan kamu davasının mahkememizce yapılan yargılamasında; sanıkların üzerlerine atılı müsnet suçun kovuşturmasının şikayete tabi olduğu ve mağdurlar …, …, , …, …, …, …, …, …, …, … ve …’ın şikayetlerinden vazgeçtikleri cihetle sanıkların üzerlerine atılı mağdurlar …, …, , …, …, …, …, …, …, …, … ve …’a karşı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan düşme kararı vermek gerektiği, sanıkların katılan …’ya karşı sanıklar tarafından yapılan çalışmanın sendikal çalışma olduğu ve Anayasa ve Kanunlar tarafından da düzenlendiği ayrıca katılanın beyanı ile de sanıkların üzerlerine atılı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu işlediklerine dair iddiadan başkaca yeterli derece, kesin, net, her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığından sanıkların üzerlerine atılı …’ya karşı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan beraatlerine karar vermek gerektiği vicdani kanaat ve sonucuna varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.” şeklindedir.

2.Sanık …’ün savunması “Ben suçlamayı kabul etmiyorum, ben işyerinde aktif çalıştığım için bu faaliyetlere katılmadım, rahatsız edecek bir hareket yapmadım, ayrıca … emniyette …’a özür dilemesini ve olayın kapanmasını yoksa rezil olacaklarını söylemiştir, şikayetten vazgeçme olduğu takdirde vazgeçmeyi kabul ederim, beraatimi istiyorum, uzlaşmak istemiyorum, hakkımda bir ceza tertib edilecekse Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasını kabul ediyorum, şeklinde beyanda bulunmuştur.” şeklindedir.

3.Sanık …’un savunması “Ben kesinlikle kimseyi rahatsız etmedim, bu iftiradır, ben Şubat 2016’da bel fıtığı ameliyatı geçirdiğim için Adana ilinde idim, ameliyat olup 2 gün hastanede yattım, yolculuk yapamadığım için 2 gün Adana ilinde kaldım, 20-25 gün evden çıkmadım, suçlamalarda zaten 10-12 Mart arasıdır, ben bu aralarda kimse ile görüşmedim, şikayetten vazgeçme olduğu takdirde vazgeçmeyi kabul ederim, beraatimi istiyorum, uzlaşmak istemiyorum, hakkımda bir ceza tertib edilecekse Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasını kabul ediyorum”, şeklindedir.

4.Sanık…’ın savunması “Biz Anayasanın 51 ve TCK 118 maddesi gereğince sendikal çalışmalarımız, sendika yöneticisinin nasıl görev yapacağı açıkça belirtilmiştir, Şubat başından 3 Mart’a kadar Valilikten aldığımız izin gereği … Tekstil’de üyelik çalışması yaptık, biz sendika yöneticisi olarak 5 kişiyiz, başka bir fabrikaya daha bölünerek örgütlenme yapmamız imkansızdır, ben görevim gereği haftanın 3 günü il dışında olurum, kaldığım günlerde de … Tekstil’de faaliyetlerde bulundum, şikayetçiler hem Niğde hem de Bor’da oturuyorlar, şikayetçiler … Tekstil’de çalışırlar, biz birebir görüşme yapmadık, bizim bayanlar ile hiçbir görüşmemiz olmadı, yaptığımız tamamen sendikal bir faaliyettir, Türkiye’nin her yerinde de bu şekilde örgütlenme yapılıyor, … Tekstil’in çıkış saati 24:00’dır, Uğur ise gece 23:00’da çalışmaya başlar, Serdar ise o dönemde raporlu idi, … benim ile beraberdi, 4 gün boyunca … ve … Tekstil’deki faaliyetlerim sırasında yanımda idi, ayrıca bu bayanların tamamı da Nisan ayında beni ziyarete gelmiştir, madem ben rahatsız etmiş isem neden Nisan ayında büroma geldiler, şikayetten vazgeçme olduğu takdirde vazgeçmeyi kabul ederim, beraatimi istiyorum, uzlaşmak istemiyorum, hakkımda bir ceza tertib edilecekse Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasını kabul ediyorum,” şeklindedir.

5.Sanık …’ın savunması: “Ben de başkan …’ın beyanlarına katılıyorum, birlikte çalıştık, gündüzleyin megafon ile işçi servisleri işçi getirdiğinde geceleyin de çıkışlarda ve inişlerde sözlü olarak bilgilendirme yaptık ancak bayanlar ile bire bir görüşmedik, ayrıca Nisan ayında bayanlar büroya geldiler, ben kimseyi rahatsız etmedim, şikayetten vazgeçme olduğu takdirde vazgeçmeyi kabul ederim, beraatimi istiyorum, uzlaşmak istemiyorum, hakkımda bir ceza tertib edilecekse Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasını kabul ediyorum, ” şeklindedir.

6.Katılan …’nın beyanı: “Ben sendikaya üye olmak istemiyorum deyince bana bağırdılar ancak onu yapanlar bu sanıklar içinde yoktur, bu sanıklar içinde beni rahatsız eden biri yoktur, ayrıca … beni sendikaya üye olmam konusunda rahatsız etmedi ancak diğer burada olmayan başka kişiler üye ol falan dediler, yüzüme söylediler, olmam deyince de bana hakaret ettiler ama kim olduklarını ben bilmiyorum, şikayetçi ve davacıyım, davaya katılma talebim vardır, olay sebebiyle maddi zararım yoktur, uzlaşmak istemiyorum” şeklindedir.

7.Mağdur …’un beyanı: “Benim şikayetim yoktur, ben şahsi olarak kimseyi görmedim, megafon sesi ile fabrikanın önünde konuşuyorlardı, kim olduklarını bilmiyorum, şahsi olarak bana karşı herhangi bir rahatsızlık olmadı, ayrıca ben gözümle görmedim servis ile takip ettiklerini, arkadaşların söylemesine göre biliyorum, davaya katılma talebim yoktur, olay sebebiyle maddi zararım yoktur, uzlaşmak istemiyorum, ” şeklindedir.

8.Mağdur … Teflek’in beyanı “Ben … ile … Apaydın’ı gece servisten çıktıktan sonra Kardelen Market’in önünde park halinde gördüm, ben giderken önüme geçtiler, yanımda erkek kardeşim vardı, kardeşim bana bizim bunlarla işimiz olmaz dedi, bunlar kim dedim o da sendikacılar olduğunu söyledi, konuşmalarına kardeşim izin vermedi, iş yerinde de sürekli megafonla konuşup duruyorlardı, şikayetçi değilim, davaya katılmak istemiyorum, ayrıca o olaydan sonra bir rahatsızlık olmadı, olay sebebiyle maddi zararım yoktur, uzlaşmak istemiyorum, ” şeklindedir.

9.Mağdur …’ın beyanı “Beni rahatsız edenler arasında burdakiler yoktu, bize üye olun deyip durdular, ancak bunlar yoktu, benim şikayetim yoktur, ancak beni rahatsız edenler oldu, onlar burda yoktur, ben onlardan şikayetçiyim, bize üye olun diyorlardı, tepki veriyorlardı, beni rahatsız edenlerin isimlerini bilmiyorum, ben de sendikanın ne olduğunu bilmiyorum, bütün bayanlar toplanıp karakola gittik ve şikayetçi olduk, davaya katılma talebim yoktur, olay sebebiyle maddi zararım yoktur, uzlaşmak istemiyorum, ” şeklindedir.

10.Mağdur …’nın beyanı: “Ben olay tarihinde … Tektsil isimli işyerinde işçi olarak çalışıyordum. Gece 04-12.00 vardiyesine gittiğimiz sırada fabrika çıkışında araçlara binmek üzere iken bize sendika hakkında bildiri dağıttılar sendikamıza üye olun haklarınızı ararız şeklinde sözler söylediler.Ben ve diğer arkadaşlarım iş çıkışı evimize gitmek üzere servis araçlarına bindiğimizde daha önceden tanımadığımız bazı şahıslar bizim bindiğimiz servis aracını ineceğimiz durağa kadar takip ediyorlardı ben bu şahısların bizi takip etmesinden rahatsız oluyordum sanıklardan şikayetçi değilim sanıklarla uzlaşmak istiyorum dedi davaya katılmak istiyorum olay nedeni ile tazminini istediğim zararlarım yoktur,” şeklindedir.

11.Mağdur …’in beyanı “… Tekstil fabrikasında işçi olarak çalışıyorum. Ben gündüz vardiyasında çalışıyorum.İş çıkışlarında eve gitmek üzere bindiğimiz servis araçları sanıklar tarafından yaklaşık 200 metre kadar takip ediliyordu. Bazen de iş çıkış saatlerinde fabrika yakınlarında meğafonla sendikaya üye olmamız hususunda sözler söylüyorlardı.sanıklar bizim bindiğimiz araçları takip ettikleri için biz kendilerini şikayet etmiştik ancak ben daha sonra sanıklar hakkındaki şikayetimi geri aldım şu anda şikayetçi değilim davaya katılmak istemiyorum uzlaşmak isterim,” şeklindedir.

12.Mağdur …’nın beyanı “Ben … Tekstil firmasında işçi olarak çalışıyorum.Olay tarihinde sanıklar iş çıkışlarında servis araçlarına bineceğimiz esnada megafonla bize sendikaya üye olmamız hususunda sözler söylüyorlardı ayrıca bizim bindiğimiz servis araçlarına durağa kadar takip ediyorlardı.Ancak ben bu husustan rahatsız oldum bizi takip ettikleri için sanıklardan şikayetçi değilim uzlaşmak isterim herhangibir maddi zararım oluşmadı”, şeklindedir.

13.Mağdur …’nin beyanı “Ben … teksil fabrikasında işçi olarak çalışıyordum.Olay tarihinde biz istemediğimiz halde sanıklar bizim sendikaya üye olmamız hususunda bizi rahatsız ediyorlardı iş çıkışlarında yine bizim sendikaya üye olmamız hususunda konuşma yapıyorlardı ben sanıklardan sadece … tanırım diğer sanıkları tanımam sanıklar yine iş çıkışlarında eve gitmek üzere bindiğimiz servis araçlarına ineceğimiz durağa kadar takip ediyorlardı bende bu durumdan rahatsız olarak şikayetçi oldum. Bizi rahatsız eden sanıklardan şikayetçi değilim sanıklarla uzlaşmak isterim olay nedeni ile herhangi bir maddi zararım oluşmadı,” şeklindedir.

14.Mağdur …’ın beyanı: “Ben olay tarihinde … Tekstil fabrikasında işçi olarak çalışıyordum. Olay tarihinde gece vardiyasında eve gitmek üzere fabrikadan ayrıldığım esnada megafonla sendikaya üye olun şeklinde bağırdılar sonra bindiğimiz servis aracını durağa kadar takip ettiler. Bu olay bir kez oldu şu anda herhangibir rahatsızlık vermiyorlar o yüzden ben şu anda sanıklardan şikayetçi değilim davaya katılmak istemiyorum maddi zararım yoktur uzlaşmak isterim,” şeklindedir.

15.Mağdur …’ın beyanı “Ben … Teksil fabrikasında işçi olarak çalışıyorum.Olay tarihinde sanıklar bizim çalıştığımız fabrikanın önünde sendikaya üye olmamız hususunda konuşmalar yapıyorlardı.İş çıkışlarında bindiğimiz servis araçlarına ineceğimiz durağa kadar takip ediyorlardı bende bu durumdan önce rahatsız oldum şikayette bulundum taha sonra aynı olay tekrarlanmadığı için şikayetimi geri aldım şu anda sanıklardan şikayetçi değilim davaya katılmak istemiyorum maddi zararım oluşmamıştır sanıklarla uzlaşmak isterim”, şeklindedir.

16.Mağdur …’nin beyanı “Ben … Teksil fabrikasında işçi olarak çalışıyorum.Olay tarihinde 04-12 Vardiyası çıkışı eve gitmek üzere fabrikadan çıktığımızda kendilerini sendikacı olarak bildiğimiz şahıslar bize sendikaya üye olmamız hususunda kağıt vermek istediler ancak biz almadık servise bindik binmiş olduğum servis araçlarını takip ettiler.Ertesi gün yine iş çıkışıhda gece saat 12 de işten çıktığımda servise bindikten sonra durağa kadar yine takip edildik durakta inip eve gidecekken bu şahıslar yanıma araçları ile durdular ve beni eve götürmek istediklerini söylediler bende kabul etmedim. Daha sonra polis diye seslenince yanımızdan ayrıldılar. Ben bu durumdan rahatsız oldum sanıklardan şikayetçi olmuş isemde şu anda şikayetçi değilim sanıklarla uzlaşmak isterim Herhangibir maddi zararım oluşmamıştır,” şeklindedir.

17.Mağdur …’nın beyanı: “Ben olay tarihinde … Teksil firmasında işçi olarak çalışıyordum. İş çıkışlarında gece yada gündüz saatlerinde fabrika önünde megafonla sendikaya üye olmamız hususunda konuşmalar yapıyorlardı.Ayrıca bindiğimiz servis araçlarına ineceğimiz durağa kadar takip edtiyorlardı bizde bu durumdan rahatsız olup şikayette bulunduk ancak sanıklardan şu anda şikayetçi değilim davaya katılmak istemiyorum herhangibir maddi zararım oluşmamıştır sanıklarla uzlaşmak isterim”, şeklindedir.

18.Mağdur …’ın beyanı “Ben olay tarihinde … Teksil firmasında işçi olarak çalışıyordum. İş çıkışlarında gece yada gündüz saatlerinde fabrika önünde megafonla sendikaya üye olmamız hususunda konuşmalar yapıyorlardı.Ayrıca bindiğimiz servis araçlarına ineceğimiz durağa kadar takip ediyorlardı bizde bu durumdan rahatsız olup şikayette bulunduk ancak sanıklardan şu anda şikayetçi değilim davaya katılmak istemiyorum herhangibir maddi zararım oluşmamıştır sanıklarla uzlaşmak isterim, “şeklindedir.

IV. GEREKÇE
A.Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
İplik fabrikasında işçi olarak çalışanın katılanın, Öz İplik İş sendikası görevlileri tarafından sürekli rahatsız edildiği iddiası ile ilgili olarak yapılan yargılama neticesinde mahkemece sanıklar tarafından yapılan çalışmanın sendikal çalışma olduğu ayrıca katılanın beyanı ile de sanıkların üzerlerine atılı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu işlediklerine dair iddiadan başkaca yeterli derece, kesin, net, her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığından beraatine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

B.Mahalli Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri Yönünden;
1.2016 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin, avukatlık ücretinin sınırlarını belirleyen 3. maddesi; “Yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, ekli Tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamaz. Bu ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulur.” hükmünü ve yine karşılık davada, davaların birleştirilmesinde veya ayrılmasında ücrete ilişkin 8. maddesi ise; “Bir davanın takibi sırasında karşılık dava açılması, başka bir davanın bu davayla birleştirilmesi veya davaların ayrılması durumunda, her dava için ayrı ücrete hükmolunur.” düzenlemesini içermektedir.
2.Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, vekâlet ücretinin tayininde esas ve ilke olarak davacı veya sanıkların adedini ya da bir sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip olunan dava dosyası adedini ele almakta ve taraflara yükletilecek avukatlık ücretinin her dava dosyası için ayrı ayrı tayinini öngörmüş bulunmaktadır. Buna göre ayrı ayrı dava açılmadıkça vekâlet ücretinin de ayrı ayrı tayin ve takdiri mümkün değildir.

3.Dolayısıyla aynı dava dosyasında yargılandığı bir suçtan beraat eden, diğer suçtan ise düşme kararı verilen sanıklar lehine, müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından beraat hükmü açısından vekâlet ücretine hükmedilemeyecek olup mahkemece sanıklar hakkında beraat ettikleri suç yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle Niğde 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli 2016/416 E. 2016/610 K. sayılı kararına yönelik mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının üçüncü paragrafında yer alan vekalet ücretine ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2023 tarihinde karar verildi.