YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/23473
KARAR NO : 2013/10320
KARAR TARİHİ : 17.04.2013
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç :Taksirle Yaralama
Hüküm :TCK’nın 89/1, 89/2 (b,d), 62/1, 51/1-3-7, 53/6. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve mağdur vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıktan şikayetçi olan ve suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan 16.05.1998 doğumlu küçük mağdur adına babası …’un davaya katılmasının mağdurun yaralanması eylemi nedeniyle ona velayeten olduğunun kabul edilmesi nedeniyle, mağdur vekilinin ayrıca katılma isteminde bulunmaması ve bu konuda karar verilmemesi sonuca etkili görülmemiş, bu nedenle vekilinin temyiz istemi yerinde görülerek yapılan incelemede;
Gerekçeli karar başlığında CMK’nın 232/2-c maddesi uyarınca suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi, keza CMK’nın 232/2-b maddesi uyarınca, katılan tarafından 08.08.2008 tarihli vekaletnameyle tayin olunan vekilin ismine yer verilmemesi mahallinde tamamlanabilir eksiklikler olarak kabul edilmiş; sanığa ait adli sicil belgesi ve nüfus kayıt örneğinin imzasız olması sebebiyle UYAP sisteminden temin edilen kayıtlar dosya içerisine konulmuş; sürücü belgesinin onaylı örneği getirtilmeden TCK’nın 53/6. maddesi uyarınca geri alınmasına karar verilmesi, UYAP sisteminden temin edilen ve dosya içine konulan, sanığa ait sürücü belgesinin, suç tarihi itibariyle ve halen geçerli olduğunun anlaşılması sebebiyle bozma konusu yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin kusura ve ceza uygulamasına; mağdur vekilinin süre tutum dilekçesinde belirttiği, bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1.) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saik” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
2.) Cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 51/8. maddesi uyarınca denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği taktirde cezanın infaz edilmiş sayılacağına karar verilirken uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3.) Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve vekalet ücretinin katılan yerine, davanın tarafı olmayan “katılan idare” lehine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1. paragrafında yer alan “sanığın amaç ve saiki” ibaresinin hükümden çıkarılmasına, hükmün 11. paragrafının başına “TCK’nın 51/8. maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesine, hükmün vekalet ücretine ilişkin 14. paragrafının çıkarılarak yerine “Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 550,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine” ibaresinin eklenerek, hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.