YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4165
KARAR NO : 2011/8039
KARAR TARİHİ : 09.05.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 7.000 TL, ıslah ile de 1.217.735,00 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüyle 236.400,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davalı ve davacı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde; davacıların hissedarı olduğu taşınmaza davalının kamulaştırma yapmaksızın el attığı ileri sürülerek, kamulaştırmasız el atma bedelinin tahsili için açılan davaların dava tarihleri olan 22.02.2005 ve 22.03.2005 tarihlerinden geriye doğru 5 yıllık süre için fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak 7.000,00 TL ıslah ile de 1.217.735,00 TL ecrimisilin yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüyle 236.400,00 TL ecrimisil alacağının 15.06.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı ve davacı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı tarafın bütün, davalı tarafın ise sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Dava dilekçesinde davaya konu taşınmazın 14400/172800’er hisselerinin davacılara, 28800/172800 hissesinin ise davacılar murisi olan …’ya ait olduğu, murisin 2008 yılında vefat edip, veraset ilamı uyarınca davacıların mirasta 1/2 pay sahibi oldukları ileri sürülerek hem davacıların taşınmazdaki kendi payları, hem de muristen gelen yerdeki 1/2 payları nedeniyle ecrimisile hükmedilmesi istenilmiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da murisin hissesinden davacıların veraset ilamındaki 1/2 payına düşen yer için ecrimisil hesabedilerek hüküm altına alınmıştır.
Oysa ki; muristen kalan yerde mirasçılar arasında iştirak halinde mülkiyet esasları geçerli olup, iştirak halindeki mülkiyette mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Elbirliği ( iştirak) halindeki mülkiyet kuralları gereğince terekenin tümüne ilişkin davaların bütün mirasçılar tarafından birlikte açılması veya terekeye temsilci atanması gerekmektedir. Ancak davacı mirasçıların sadece kendi paylarına hasren dava açtıkları anlaşılmaktadır. Mirasçıların iştirak halindeki payı üzerinde tek başına tasarruf yetkisi bulunmadığı gibi, dava diğer mirasçıların paylarını da kapsamadığından diğer mirasçıların davaya katılması ya da terekeye temsilci atanması yoluyla davaya devam imkanı da bulunmamaktadır.
Bu durumda; davacıların iştirak halinde malik oldukları yerde sırf kendi hisselerine hasren dava açamayacakları, aktif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı gözetilerek, muristen kalan yer bakımından davanın aktif husumet yokluğundan reddi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, haksız işgal tazminatı olan ecrimisilde her dönem için belirlenen ecrimisile birer yıllık dönemler halinde dönem sonundan itibaren işleyecek yasal faize hükmetmek gerekirken, 15.06.2004 tarihinden itibaren başlatılan ecrimisile dönem sonundan değil, bu tarihten itibaren faize hükmedilmiş olması da doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.