YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/18166
KARAR NO : 2022/15655
KARAR TARİHİ : 28.11.2022
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki İİK’nun 89/3. maddesinden kaynaklanan menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükme karşı davalı … vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı … vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; davalı …’un alacaklı olduğu diğer davalı …’ın ise borçlu olduğu Adana 5. İcra Müdürlüğü’nün 2015/17982 Esas sayılı takip dosyasında müvekkili şirkete 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, alacaklının müvekkili şirketten talep ettiği alacağın dosya borçlusu davalı …’ın müvekkili şirket aleyhine açtığı Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1794 Esas- 2017/892 Karar sayılı ilamından kaynaklandığını, bu davanın ise davalı borçlu …’ın eşi Sadagat Köksal’ın müvekkili şirket tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı kaza sebebi ile vefat etmesi sonucu açılan tazminat istemine ilişkin olduğunu, söz konusu davanın karara çıktığını, ilamın icraya konulduğunu, müvekkili şirket tarafından Adana 12. İcra Müdürlüğünün 2017/7673 Esas sayılı icra dosyasına ödeme yapıldığını, dosyanın infaz edilerek kapatıldığını, Adana 5. İcra Müdürlüğü’nün 2015/17982 Esas sayılı takip dosyasında müvekkili şirkete gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesine müvekkili şirket tarafından süresinde itiraz edildiğini, müvekkili şirkete İİK 89/2-89/3 haciz ihbarnameleri gönderilmeksizin borç muhtırası gönderildiğini, müvekkili şirketin bankalardaki hak ve alacaklarına haciz konulduğunu, müvekkili şirketin cebri icra tehdidi altında Adana 5. İcra Müdürlüğü’nün 2015/17982 Esas sayılı takip dosyasına 162.450,00 TL ödemek zorunda kaldığını belirterek müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine, dosyaya ödenmek durumunda kalınan 162,450,00 TL’nin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı …’a usulüne uygun tebligat yapılmış olmasına rağmen davalı tarafından herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İlk derece mahkemesince; her ne kadar İİK’nun 89. maddesi gereğince haciz ihbarnamesine istinaden menfi tespit davası açılması için İİK’nun 89/2-3 maddeleri gereğince ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin gönderilmiş olması gerekmekte ise de; davaya konu olayda ikinci ve üçüncü haciz ihbarnameleri gönderilmemesine rağmen davacıya haciz müzekkeresi gönderildiği, davacı tarafından icra dosyasına ödeme yapıldığından davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı olduğu, davacıya İİK’nun 89/2-3 maddeleri gereğince haciz ihbarnamelerinin gönderilmemiş olması nedeniyle davacının Adana 5. İcra Müdürlüğünün 2015/17982 Esas sayılı dosyasında İİK’nun 89. maddesi gereğince borçlu olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnameleri gönderilmeden borç davacının zimmetinde sayılamayacağı, davacı tarafından Adana 12. İcra Müdürlüğü’nün 2017/7673 Esas sayılı takip dosyasına ödeme yapılmış olmasının davacının borçlu sayılmasını gerektirmeyeceği, davacının başkaca bir hukuki ilişki nedeniyle borçlu olduğu iddiasının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının Adana 5. İcra Müdürlüğünün 2015/17982 esas sayılı takip dosyası nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafından Adana 5. İcra Müdürlüğünün 2015/17982 esas sayılı takip dosyasına yatırılan 162.450,00 TL’nin davacıya iadesine karar verilmiştir.
Hükme karşı davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; Adana 5. İcra Dairesinin 2015/17892 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı üçüncü kişiye 25.11.2015 tarihli 1. haciz ihbarnamesinin 30/11/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davacı üçüncü kişi tarafından 03.12.2015 tarihinde borçlunun hak ve alacağının olmadığı belirtilerek haciz ihbarnamesine itiraz edildiği, bunun üzerine davacıya 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin gönderilmediği, daha sonra davacıdan 04.08.2017 tarihli muhtıra ile bir gün içerisinde 162.450,00 TL’nin dosyaya ödenmesinin istendiği, 04.08.2017 tarihli yazı ile davacı üçüncü kişinin Akbank A.Ş’de bulunan hesaplarındaki paraların haczi ile 162.450,00 TL’nin ilgili hesap numarasına gönderilmesi, 07.08.2018 tarihli yazı ile de Ziraat Bankası A.Ş’de bulunan hesaplarındaki paraların haczinin istendiği, İİK’nun 89. maddesinde düzenlenen usul tamamlanmadan, üçüncü kişiye tebliğ edilen birinci haciz ihbarnamesi nedeniyle, anılan ihbarnamede yazılı paranın icra dairesince, üçüncü kişiye çıkarılan muhtıra ile istenilmesi mümkün olmayacağı, 3. kişiden 89/1 haciz ihbarnamesinde bildirilen paranın istenebilmesi ve 3. kişinin zimmetinde sayılabilmesi için adı geçene 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin gönderilmesi gerektiği, bu prosedür tamamlanmadan borçlunun üçüncü kişiden olan alacağı bedelin dosyaya gönderilmesinin istenemeyeceği, 3. kişi davacının banka hesaplarına haciz konulduğu göz önüne alındığında davacının davayı açmakta hukuki yararı olduğu, bu nedenle davalı … vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davacının diğer davalı borçlu …’a Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/1794 Esas -2017/892 Karar sayılı ilamına konu tazminat dışında borcu bulunmadığı, bu ilama konu alacağın ise Adana 12. İcra Dairesinin 2017/7673 Esas sayılı icra dosyasına 11.07.2017 tarihinde 220.517,26 TL ve 33.493,22 TL olmak üzere ödendiği, alacaklının da anılan davaya konu tazminat dışında davacı üçüncü kişinin borçluya borcu olduğuna ilişkin bir iddiasının olmadığı, buna göre ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, İİK’nun 89. maddesinin 3. fıkrasının son cümlesi gereğince bu fıkraya göre açılan menfi tespit davalarının maktu harca tabi olduğu, mahkemece, harcın maktu hesaplanması gerekirken nispi harç alınmasının yasaya uygun görülmediği, söz konusu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerekli kılmadığı gerekçesiyle davalı … vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine, HMK’nın 355. maddesi uyarınca resen yapılan inceleme sonucunda Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 25.12.2018 tarih 2017/2497 Esas- 2018/1224 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kabulü ile davacının Adana 5. İcra Müdürlüğünün 2015/17982 Esas sayılı takip dosyası nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafından Adana 5. İcra Müdürlüğünün 2015/17982 Esas sayılı takip dosyasına yatırılan 162.450,00 TL’nin davacıya iadesine, alınması gereken 35,90 TL maktu karar ilam harcının peşin alınan 2.774,24 TL harçtan mahsubu ile kalan 2.738,34 TL’nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine karar verilmiş, karar davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava; menfi tespit ve icra dosyasına ödenen paranın iadesi istemine ilişkindir.
İİK’nın 89. maddesinin 3. fıkrasının son cümlesine göre; bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir.
Somut olayda, davaya konu Adana 5. İcra Müdürlüğü’nün 2015/17982 Esas sayılı takip dosyasında davacı şirkete 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiği, davacı tarafından süresinde haciz ihbarnamesine itiraz edildiği, bunun üzerine davacıya 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin gönderilmediği, daha sonra davacıdan 04.08.2017 tarihli muhtıra ile anılan icra dosyasına ödeme yapılması istendiği, buna göre İİK’nun 89. maddesinde düzenlenen usul tamamlanmadan, genel haciz yoluyla davacının icra dosyasına ödeme yapması sağlandığı, buna göre eldeki davada İİK’nun 89. maddesi kapsamında yapılmış bir haczin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Şu durumda, davanın aynı Kanunun 72. maddesi uyarınca açılmış bir menfi tespit davası olduğu, İİK’nın 89. maddesinin 3. fıkrasının son cümlesine göre maktu harca tabi olmadığı anlaşılmasına göre, bölge adliye mahkemesince nispi harca hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle maktu harca hükmedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 370. maddesinin 2. fıkrası gereğince aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 2 nolu bendinde yer alan “Alınması gereken 35,90 TL maktu karar ilam harcının peşin alınan 2.774,24 TL harçtan mahsubu ile kalan 2.738,34 TL’nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine” ibaresinin çıkartılarak, yerine “Alınması gereken 11.096,95 TL karar harcından, peşin alınan 2.774,24 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.322,71 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, davacı tarafından yapılan 2.774,24 TL peşin harcın tamamının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine” ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 28.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.