Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/17141 E. 2023/24052 K. 14.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17141
KARAR NO : 2023/24052
KARAR TARİHİ : 14.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1273 E., 2016/281 K.
SUÇLAR : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında,
1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Tebliğnamede sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; cezanın haksız yere verildiğine beraat etmesi gerektiğine vesaire yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın olay tarihinde … İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Aranan Şahıslar Büro Amirliğinde polis memuru olarak görev yaptığı, sanığın kesinleşmiş 30 yıl hapis cezası ile aranmakta olduğu ve olay gününe yakın günlerde belirtilen adrese gelip gittiği yönünde bir duyum alındığı, bunun üzerine katılan polis memurunun arkadaşı polis memuru tanık A. Ç. ile birlikte adrese giderek beklemeye başladıkları, sanığın bir aracın içinde bulunduğunun görülmesi üzerine katılanın aracın kapısını açtığı ve sağ elini sanığın omzuna koyarak “… dur polis” dediği, sanığın bunun üzerine aniden gaza basıp harekete geçtiği, aracı sokak üzerinde yaklaşık 100-150 metre sol ön kapısı açık ve katılanla şoför mahallinde mücadele eder halde sürerek ilerlediği, katılanın hayati tehlike geçirmeksizin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı, böylece üzerine atılı suçların sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunun Temyizinde;
1. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden,
Sanığın savunması, şikâyetçilerin beyanı, olay tutanağı, CD çözümüne ilişkin bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriği karşısında, sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediğine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığından sanığın temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
2. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Görevi yaptırmamak için direnme suçunun silahtan sayılan sanığın sevk ve idaresindeki araçla işlendiğinin kabul edilmesine karşın sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen artırım uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçunun Temyizinde;
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesiyle 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinde Seri Muhakeme Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa Mahkemesi’nin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararıyla “seri muhakeme usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi ve 14.07.2021 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun’un 22 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddenin on birinci fıkrasına eklenen “Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz” şeklindeki hükmün, ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilerek, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 250 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu Yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu Yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.11.2023 tarihinde karar verildi.