YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7019
KARAR NO : 2023/74
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2018/İHK-5434/5456
HÜKÜM/KARAR :Davalıların itirazının reddine
SAYISI :K-2017/51935-51936
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
… kararı davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 19/07/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 400 TL maddi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, talebini 73.330,67 TL’ye arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı taraf vekilleri; davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B.İtiraz Sebepleri
1.Davalı …. Vekili; geçici iş göremezlik tazminatı talebinin poliçe teminat dışında olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 tablosu ve 1,8 teknik faiz esas, vergilendirilmiş gelir ve devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü esas alınarak yapılması gerektiğini belirterek itiraz yoluna başvurmuştur.
2.Davalı Halk Sigorta A.Ş. vekili; geçici iş göremezlik tazminatı talebinin poliçe teminat dışında olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 tablosu ve 1,8 teknik faiz esas, vergilendirilmiş gelir ve devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü esas alınarak yapılması gerektiğini, maluliyet raporunun geçerli olmadığını, emniyet kemeri takmama nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, SGK ödemesi varsa araştırılması gerektiğini belirterek itiraz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
…’nce ara karar uyarınca düzenlenen Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı raporunda kaza tarihinde geçerli Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının maluliyetinin %41 olarak belirlendiği, aleyhe bozma yasağı gereği … aşamasında hükme esas alınan %25,2 lik oranın hükme esas alındığı, geçici iş göremezlik zararından davalıların sorumlu olduğu, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının belirsiz olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmamasının yerinde olduğu, bakiye yaşam süresinin belirlenmesinde PMF 1931 tablosunun esas alınmasının gerekli olduğu, davalı ….., Sigorta A.Ş. tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilmemekle davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle davalıların itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
…’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1-Davalı …. vekili; itiraz dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ile … kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2-Davalı Halk Sigorta A.Ş. vekili; itiraz dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle … kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalılar tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (…) poliçesi ile teminat altına alınan araçların karıştığı kaza sonucu davacının yaralanması nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu, 6102 sayılı Ticaret Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu 253 üncü madde, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, 6047 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları
3. Değerlendirme
1.CMK 253/19. maddesi gereğince uzlaşma borcu sona erdiren nedenlerden olduğundan, bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir.
Dosya kapsamından, 19/07/2016 tarihinde kazanın gerçekleştiği, davacının yaralandığı dosya kapsamıyla sabittir. Olaya ilişkin olarak açılan Bozova Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/715 Soruşturma sayılı dosyasında Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar verildiği, Savcılık tarafından Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 253 üncü maddesi kapsamında, uzlaştırmanın sağlandığı bu sebeple Cumhuriyet Başsavcılığınca da uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.
5271 sayılı CMK’nun 253/17. bendinde; “Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder. “CMK’nun 253/19. bendine göre ise “… Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi,9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.” hükmü yer almakta olup,anılan Kanun maddesinin 253/19. bendine göre uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Bu yasal düzenleme ışığında da uzlaşma tutanağı düzenlenmekle davalının tazminat davası açma hakkı bulunmamaktadır. Uzlaşma tutanağı da ilam mahiyetinde olacağından aksinin aynı kuvvetteki belge ile ispatlanması gerekir.
Tüm bu nedenlerle 19/04/2017 tarihli uzlaşma raporu incelendiğinde, davaya konu trafik kazası nedeniyle uzlaşma teklifinin davacı tarafından fazlaya ilişkin hakkı ya da sigorta şirketine başvuru hakkı saklı tutulmadan edimsiz kabul edildiği anlaşılmakla, uzlaşma tutanağının ilam mahiyetinde olduğu ve uzlaşmanın sağlandığı, tutanağının aksinin de aynı kuvvetteki delillerle ispat edilemediği anlaşılmasına göre, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağının kabulü ile davacının tazminat talebinin tümden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle talebin kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
2. Bozma neden ve şekline göre davalı taraf vekillerinin diğer temyiz nedenlerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan … kararının BOZULMASINA,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine
Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
09/01/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.