Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/9135 E. 2010/9554 K. 31.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9135
KARAR NO : 2010/9554
KARAR TARİHİ : 31.05.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 1383 lira tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece 13.11.2007 günlü kararla davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, davacı vekilinin tavzih isteminin 16.11.2009 günlü ek karar ile reddi üzerine ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Temyize konu uyuşmazlık tavzih istemine ilişkindir. 13.11.2007 günlü kararın hüküm fıkrasının üçüncü satırında “…yasal faiziyle birlikte…” sözcüklerinin, dördüncü satırında ise “…dava tarihine kadar…” sözcüklerinin yazılı olmadığı belirtilerek tavzih istenmiştir. Mahkemece, tavzih yolu ile hükmün değiştirilemeyeceği belirtilerek istemin reddine karar verilmiştir.
HUMK.nun 455.maddesine göre hükmün müphem, gayrıvazıh veya mütenakız fıkraları tavzih yoluyla düzeltilebilir. 13.11.2007 günlü kararın hüküm fıkrasında (yasal faiziyle birlikte) kelimesinin yazılmadığı ve bu nedenle infaz sırasında faiz alınıp alınmayacağı ve faizin niteliği konularının tereddüte sebep olacağı belirgindir. Öte yandan, hüküm fıkrasının birinci bendinde “…Keza…” sözcüğü ile başlayan son üç satır cümlede dava tarihine kadar işlemiş faiz miktarı açıklanmışsa da, hüküm fıkrasının ilk bölümünde ödeme tarihinden itibaren faize hükmolunmakla bu açıklamayı da kapsayacak biçimde hüküm kurulduğundan son üç satırlık bölümün infaz aşamasında tereddüde sebebiyet vereceği, kaldı ki işlemiş faiz yönünden davacının bir istemi de bulunmadığı açıktır. Şu durum karşısında hükmün tavzihi gerektiren şartları taşıması nedeniyle tavzih isteminin kabulüyle yukarıda açıklanan tereddütleri giderecek şekilde hükmün tavzihi gerekirken mahkemece tavzih isteminin reddedilmesi 16.11.2009 günlü ek kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 31.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.