Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/1783 E. 2023/4663 K. 01.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1783
KARAR NO : 2023/4663
KARAR TARİHİ : 01.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/388 E., 2016/179 K.
SUÇLAR : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Lüleburgaz 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli ve 2015/388 Esas, 2016/179 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca “yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması ” gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 02/04/2021 tarihli ve 2016/356587 sayılı hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin sebebi; Eksik inceleme sonucu sanık hakkında mahkumiyet yerine beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay gün ve saatinde sanığın, katılanın öğretmen olarak çalışmakta olduğu okula, katılanın kendisine borçlu olduğu iddiasıyla ödeme emri gönderdiği, ödeme emrine ek olarak katılanın önceki tarihlerde sanık hakkında şikayetçi sıfatıyla verdiği ifadenin bir suretini de eklediği, bahse konu ifade tutanağında sanık ile katılanın nişanlı oldukları döneme dair yaşadıkları bir takım duygusal ve cinsel hususların da yer aldığı, şüphelinin bu ödeme emrini bahse konu okul müdürlüğüne göndermesinden bir sonra da okul müdürünü arayarak “gönderdiğim dilekçe ile ilgili nasıl bir işlem yaptınız, neden hala bu kişi hakkında işlem yapmıyorsunuz, böyle bir öğretmeni okulunuzda nasıl çalıştırıyorsunuz” gibi sözler söyleyerek katılan hakkında yapılacak işlemlerin takipçisi olacağını ısrarla dile getirdiği, sanığın aynı dilekçeyi katılanın görev yaptığı … İli Saray İlçesi Kaymakamlığına da gönderdiği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de, sanığın savunmasının aksini ispatlayan bir delil bulunmadığı anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ” yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması ” gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı verildiği belirtilmiştir.

2.Sanığın aşamalardaki beyanları, “İddianamede anlatılan fiille sevk maddesi birbiyle uyuşmamaktadır suçsuzum beraatimi talep ederim Okul müdürlüğü ilçe milli eğitim müdürlüğüne göndermiş olduğum belgeler iddianameler okunduktan sonra yani soruşturmanın gizliliği ilkesi kalktıktan sonra tarafımdan devlet memurları kanunu gereğince işlem yapılmak üzerte ilgili birimlere gönderilmiştir.Bu nedenle katılan vekilinin beyanlarını kabul etmiyorum ayrıca davanın sonucuna göre katılan tarafa iftira yönünden dava açacağımı da belirtmek isterim. Soruşturma aşamasında alınan tanık beyanları benim beyanımı doğrulamaktadır.” şeklinde olup suçlamaları kabul etmemiştir.

3.Katılanın aşamalardaki beyanları, “Sanık beni okulda küçük düşürmek amacıyla daha önce ifademde vermiş olduğum fiiller ile iddianamede belirtyilen fiilleri işlemiştir.Bu nedenle cezalandırılmasını isterim davaya katılmak istiyorum” şeklinde olup hakkında mahkemece katılma kararı verilmiştir.

4.Tanık olarak dinlenen … aşamalarda, “Ben, olay tarihinde Büyükyoncalı Çok Programlı Lisesi müdürü olarak çalışırdım. Halende görevim devam etmektedir. … okulumuzda ücretli öğretmen olarak çalışırdı. Tam olarak hatırlamadığım bir tarihte, gönderici kısmında … yazan, alıcı kısmında ise okul müdürlüğümüz yazılı olan bir zarf geldi. Müdürlüğü hitaben geldiği için doğal olarak ben zarfı açtım. Şahsın göndermiş olduğu, zarfın içinden müdürlüğümüze hitaben … hakkında şahsın icra takibi yaptığına ve ödeyeceğini söylemesine rağmen ödemediğine dair bir dilekçe var idi ve kasten borcunu ödememenin 657 sayılı kanuna göre disiplin cezasını gerektirdiğini de not olarak düşmüştü. Yine ekinde, icra ödeme emri fotokopisi ve …’nün bize mektubu gönderen şahıs ile ilgili Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığı’na vermiş olduğu müşteki ifade tutanağı da vardı. Tutanak içeriği mahrem bilgiler ve şahsın hoca hanıma göndermiş olduğu mesaj içerikleriyle doluydu. Ben, bu durum üzerine hemen gelen zarfı İlçe Milli Eğitim Müdürümüze ve Savcımıza bildirdim. şahıs, daha sonra okulumuzu telefonla da aradı. Milli Eğitim Müdürlüğü’nü defalarca aramış, ben kendisine soruşturmalarda gizliliğin esan olduğunu ayrıca, bilgi edinme kanunu çerçevesinde resmi dilekçe yazması gerektiğini söyledim” şeklinde beyanda bulunmuştur.
5.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.

Katılan vekilinin eksik inceleme sonucu sanık hakkında mahkumiyet yerine beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu genel ve tamamlayıcı nitelikte bir suç olup, bu suçun oluşması için eylemin Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmamış olması gerekmektedir. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.

Israr ögesinin ve sırf huzur ve sükunu bozma saikinin bulunmaması nedeniyle unsurları oluşmayan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkemece sanığın beraatine dair hüküm tesisinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Lüleburgaz 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli ve 2015/388 Esas, 2016/179 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2023 tarihinde karar verildi.