Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/117 E. 2023/4940 K. 13.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/117
KARAR NO : 2023/4940
KARAR TARİHİ : 13.11.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/978 E., 2020/710 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 20.03.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; “Müvekkilin beraatine karar verilen ceza dava dosyası kapsamında kasten öldürme suçundan 11.03.2017 – 08.03.2018 tarihleri arasında tutuklu kalması sebebiyle oluşan zararının karşılığı olarak 50.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini arz ve talep ederim.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

2. Davalı vekili 09.04.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “Davanın süresinde açılıp açılmadığı, tutukluluk süresinin mahsup edilip edilmediği araştırılmalıdır. Talep edilen manevi tazminat miktarı fahiştir. Hükmedilecek tazminata faiz uygulanamaz.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

3. Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2019 tarihli ve 2019/140 Esas, 2019/514 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 18.09.2020 tarihli ve 2020/978 Esas, 2020/710 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 25.12.2021 tarihli ve 2020/94023 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, müvekkilin fındık kazancı olan 20.000,00 TL bedelin maddi tazminat hesabına dahil edilmemesine, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacı …’in kasten öldürme suçu kapsamında yürütülen soruşturma ve kovuşturma kapsamında 11.03.2017 – 08.03.2018 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/412 E., 2019/19 K. sayılı ilamı ile davacı hakkında beraat kararı verildiği ve kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın davacı yönünden 25.01.2019 tarihinde kesinleştiği, davanın 20.03.2019 tarihinde yasal süresi içerisinde açıldığı dosya kapsamından anlaşılmıştır.

Her ne kadar davacı vekili müvekkilinin fındık toplayarak yıllık 20.000,00 TL gelir elde ettiğini beyan ederek bu bedelin maddi zarar içinde değerlendirilmesini talep etmiş ise de; davacının tutuklu kaldığı sürede tutuklamadan dolayı meydana gelen gerçek ve güncel zararının tespit edilmesi gerektiği, tanık Sebahattin Özdemir’in beyanlarında davacının kendisinin adına kayıtlı olan 20 dönüm arazide fındık topladığına ve hasadın yarısını davacının aldığına yönelik anlatımlarının farazi değerlendirmelere dayalı soyut beyanlar niteliğinde olduğu, mahrum kalınan kazanç yönündeki soyut talebin Yargıtay’ın da emsal uygulamaları doğrultusunda tutuklamadan kaynaklanan doğrudan zarar kavramı içerisinde değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından bu talepler maddi zarar kavramı içinde değerlendirilmemiştir.

Davacının tutuklanmadan önce çalışmakta olduğu … San. Ve Tic. AŞ tarafından verilen cevabi yazıda; davacının son ücretinin 1.280,25 TL + 133,31 TL (AGİ) olduğu, davacının 10.03.2017 tarihinden itibaren devamsızlık yaptığının görülmesi üzerine noter kanalıyla kendisine ihtarname gönderildiği, tutukluluk süresinin bildirim süresini aşması sonucunda 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/IV maddesi gereği davacının iş sözleşmesinin noter kanalıyla feshedildiği bildirilmiştir. Davacının çalıştığı şirkette iş sözleşmesinin tutuklanması sebebiyle feshedildiği, son aldığı aylık ücretin asgari ücret olduğunun bildirildiği, SGK hizmet dökümlerinin içeriğinin de bu yönde olduğu, davacının başka bir gelirinin bulunduğunu kanaat verici maaş bordrosu vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi resmi bir belgeyle ispatlamadığı göz önüne alınarak davacının gelir kaybının aylık asgari ücret üzerinden hesaplanması gerekmektedir. Bu doğrultuda; aylık asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama kapsamında dosyada mevcut 04.12.2019 tarihli Bilirkişi Raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla; rapor doğrultusunda haksız tutuklamadan dolayı davacının 11.03.2017 – 08.03.2018 tarihleri arasındaki yaşadığı gelir kaybının karşılığı olarak 18.025,13 TL maddi tazminata hükmedilmiştir.

Davacının ekonomik ve sosyal durumu itibarıyla 11.03.2017 – 08.03.2018 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kalmasından dolayı kişisel olarak mağduriyet yaşadığı, bu mağduriyetin manevi ızdırap duymasına sebep olduğu, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süre nedeniyle yaşadığı manevi ızdırabın hak ve nesafet ilkesi doğrultusunda dengelenmesi suretiyle hesaplanacak tazminatın zenginleşmeye neden olmaması gerektiği hususları göz önünde bulundurularak davacı hakkında takdiren 25.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacı vekilinin tutuklama tarihi olan 11.03.2017 tarihinden itibaren yasal faiz talebinde bulunduğu göz önüne alınarak bu tarihten itibaren yasal faize hükmedilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/412 E., 2019/19 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan 11.03.2017 – 08.03.2018 tarihleri arasında 362 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 25.01.2019 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye dava açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden;
1.Her ne kadar davacı vekili müvekkilinin fındık kazancı olan 20.000,00 TL’nin maddi tazminat hesabına dahil edilmesini talep etmiş ise de; ilk derece mahkemesi tarafından, davacının tutuklu kaldığı sürede tutuklamadan dolayı meydana gelen gerçek ve güncel zararının tespit edilmesi gerektiği, tanık beyanında davacının 20 dönüm arazide fındık topladığına ve hasadın yarısını aldığına yönelik anlatımlarının farazi değerlendirmelere dayalı soyut beyanlar niteliğinde olduğu, mahrum kalınan kazanç yönündeki soyut talebin tutuklamadan kaynaklanan doğrudan zarar kavramı içerisinde değerlendirilemeyeceği, belirtilerek talebin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 18.09.2020 tarihli ve 2020/978 Esas, 2020/710 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.11.2023 tarihinde karar verildi.