YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7748
KARAR NO : 2023/6865
KARAR TARİHİ : 31.10.2023
Borçlunun ödeme şartını ihlal suçundan sanık …’un, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair İstanbul 15. İcra Ceza Mahkemesinin 04.04.2019 tarihli ve 2018/831 Esas, 2019/437 Sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin İstanbul 16. İcra Ceza Mahkemesinin bila tarihli ve 2021/27 değişik iş sayılı kararı aleyhine … Bakanlığının 11.07.2023 gün ve 94660652-105-34-8314-2022-KYB sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.09.2023 gün ve KYB-2023/83534 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.09.2009 tarihli ve 2009/16.HD-188 Esas, 2009/205 Sayılı ilâmında yer alan, ”… Hapsen tazyik yaptırımında amaç, bir yükümlülüğün yerine getirilmesini sağlamak olduğundan, alt sınırdan belli bir ceza belirlenmesi gerekmemekte, yükümlülük yerine getirilene kadar ve en çok 3 ay süreyle kişinin yükümlülüğüne uygun davranması için zorlanması söz konusu olmaktadır… Ancak, ilk taksitin ödenmemesi üzerine 3 aya kadar hapsen tazyik kararının tamamının infazı halinde takip eden taksitlerin ödenmemesi durumunda artık borçlunun cezalandırılması olanağı kalmayacaktır. Bir başka anlatımla, ilk taksitin ödenmemesi nedeniyle maddede öngörülen cezanın tamamının infazı hâlinde, yaptırım uygulama olanağı kalmadığından, diğer taksitlerin ödenmemesi ayrıca bir taahhüdü ihlâl kabahatini oluşturmayacaktır… Zira, her bir taksit için ayrı ayrı hapsen tazyik kararı verilmesi halinde, bu kararların her biri infaz yeteneğine sahip olup, usulüne uygun bir şekilde kaldırılmadığı sürece, Yasanın aradığı en çok 3 aya kadar tazyik hapsi verilebileceği kuralını aşacak şekilde infaz edilmeleri söz konusu olabilecektir. Yerel Mahkemece yapılması gereken, borçlunun ilk taksiti ödememek suretiyle ödeme taahhüdüne aykırı davranması nedeniyle 3 aya kadar hapsen tazyikine ilişkin ilk hükmün infazını bekleyerek, eğer kabahatli, bu hapsen tazyik kararının yerine getirilmesinden sonra borcu öder ise, ödenmeyen diğer taksit yönünden kalan süre kadar hapsen tazyik kararı vermektir. Yerel Mahkemece, ilk taksitin ödenmemesi nedeniyle verilen hapsen tazyik kararının infaz edilip edilmediği araştırılmadan, son taksitin ödenmemesi nedeniyle yapılan şikâyet üzerine, borçlunun yeniden 3 aya kadar hapsen tazyik ile cezalandırılması yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle yasa yararına bozulması gerekirken, Özel Dairece yasa yararına bozma isteminin reddine karar verilmesi isabetli değildir.” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında;
2004 sayılı Kanun’un “Borçlunun ödeme şartını ihlali halinde ceza” başlıklı 340. maddesinin “111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı
geçemez.” hükmü karşısında, aynı borç ilişkisi nedeniyle sanık hakkında bir defaya mahsus olmak üzere 3 aya kadar tazyik hapsine karar verilebileceği,
Dosyalar kapsamına göre, borçlu sanığın İstanbul İcra Müdürlüğünün 2018/17279 Esas sayılı icra takip dosyasından kaynaklı borcu nedeniyle 09.08.2018 tarihli taahhütname ile borcunu 25.09.2018 tarihinde başlayacak şekilde 12 taksit halinde ödemeyi taahhüt ettiği, borçlunun borçlarının bir kısım taksitlerini taahhütnamede öngörülen sürelerde ödememesi nedeniyle alacaklı vekili tarafından yapılan şikâyet üzerine, borçlunun anılan suçtan İstanbul 15. İcra Ceza Mahkemesinin 04.04.2019 tarihli ve 2018/831 Esas, 2019/437 Sayılı kararı ile 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verildiği somut olayda, sanık hakkında aynı taahhüt nedeniyle İstanbul 11. İcra Ceza Mahkemesinin 31.01.2019 tarihli ve 2019/18 Esas, 2019/124 Sayılı dosyasına kayden yapılan yargılamalar neticesinde 3 aya kadar tazyik hapsine karar verildiği ve 27.09.2019-26.12.2019 tarihleri arasında infaz edildiği anlaşılmakla, aynı borç dolayısıyla ayrı ayrı 3 aya kadar hapsen tazyikine karar verilemeyeceği cihetle, itirazın bu nedenle kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, İstanbul 16. İcra Ceza Mahkemesinin bila tarihli ve 2021/27 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında borçlunun ödeme şartını ihlâli eyleminden dolayı hükmolunan tazyik hapsinin kaldırılmasına, bu eylemle ilgili olarak sanık hakkında tazyik hapsi infaz edilmekte ise derhal salıverilmesine,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden,
“CMK’nun 223/7. maddesi gereğince davanın reddine,”
“Yargılama giderinin müşteki üzerinde bırakılmasına,”
Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…