YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14936
KARAR NO : 2010/17968
KARAR TARİHİ : 02.11.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 1.596 TL’lık takibe vaki itirazın iptali ile %40 inkar tazminatın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili olan davacı tarafından davalı aleyhine faturadan kaynaklı icra takibi yapıldığını, davalının da bu takibe itirazda bulunduğunu beyan ederek itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiş, takibe itirazında, borcun tamamının 29.7.2008 tarihinde 2000 TL.’lik posta çeki ile ödediğini, bu nedenle de borcunun kalmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece, posta havalesinin incelenmesinden, asıl borç ile dekonttaki 2000 TL.’nin ilişkilendirilemediği, dekontta ödemenin neye ilişkin olarak yapıldığına dair bir açıklamanın bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Medeni Kanun madde 6 gereğince, “Herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.” Davalı ödeme olgusunun ispatı hususunda posta havalesine dayanmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, asıl borcun 1.300 TL. tutarında olduğu, dayanağı olan faturanın ise 28.7.2008 tarihli ve tutarının 1.730 TL olduğu, davalının ödeme belgesi olarak sunduğu posta havalesinin de 29.7.2008 tarihli ve 2000 TL. tutarlı olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafından, gönderilen 2000 TL’nin hangi borca ait olduğunun da isbatı yine davalıya ait bulunmakta ise de ödeme tarihi ve tutarı itibariyle yapılan ödemenin davacıdan iddia ettiği alacağa ait olduğu sonucuna varılmama nedenlerinin karar yerinde tartışılması yeteri olmayıp hakimce yeterli açıklığa kavuşmayan konularda HUMK’nun 213.maddesi uyarınca taraflardan açıklama istemesi imkanı olduğu gibi HUMK md. 230 uyarınca da isticvap edebilir. Mahkemece bu hükümler uyarınca işlem yapılmalı, özellikle davacıdan açıklama istenmeli, ödemenin başka bir alacağa ilişkin olduğu sürüldüğünde bu iddianın davacı tarafından ispat edilmesi beklenmelidir.
Bu itibarla mahkemece, yukarıdaki ilke ve esaslar gözetilerek yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.