YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7875
KARAR NO : 2023/4986
KARAR TARİHİ : 14.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/61 E., 2015/637 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 57. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.12.2015 tarihli ve 2015/61 Esas, 2015/637 Karar sayılı kararı ile taksirle öldürme suçundan sanık hakkında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi gereğince neticeten hükmolunan 2 yıl 1 ay hapis cezasının aynı kanunun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca adli para cezasına çevrilmesine ve taksitlendirilmesine karar verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca tanzim olunan 14.10.2020 tarihli 2016/45220 sayılı hükmün düzeltilerek onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi;
Temyiz iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin kabulü;
1.Mahkeme gerekçesinde;
”Olay tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki … plakalı minibüs ile trafikte seyir halindeyken yolun sol tarafından sağ tarafında geçmekte olan maktül …’a çarparak onun ölümüne sebebiyet verdiği anlaşılmıştır.
Hazırlıkta ve mahkemece alınan raporlarda kusur yönünden çelişki olduğu görülmekle dosya çelişkinin giderilmesi amacıyla adli tıp kuruman gönderilmiş ve kusur yönünden rapor aldırılmış, bu raporda sanığın tali kusurlu, maktulün ise asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. Olayın oluşuna uygun kabul edilen bu rapora itibar edilmiş buna görede hüküm kurulmuştur.
Sanık hakkında hüküm kurulurken kusur durumu, hızının saatte 21 km olduğunu gösteren kayıtlar dikkate alınarak sanık lehine değerlendirme yapılmıştır.” denilmiştir.
2. Sanık savunmasında; ”Önceki savunmalarımı tekrar ediyorum. Kaza yeri yaya bölgesi değildi. Az ilerisinde ve gerisinde ışıklar vardı. Ben şahsı görmedim” demiştir.
3.Katılan; ”Ben olay anında yoktum. Olaydan hemen sonra haber verdiler. Ben olay yerine gittim. Orada minibüsle hızlı hareket ederler. Hızının ben fazla olduğunu düşünüyorum. Dosya içerisine her ne kadar minibüs hızının 21 km olduğu belirtilmiş ise de bunu da kabul etmiyorum. Zira ben de şoförüm. O hız ölçen aletlere müdahale edilmesi çok kolaydır. Şikayetçiyim, davaya müdahil olmak istiyorum,’ demiştir.
4.Tanık …; ”Kaza anında ben minibüste yolcuydum. Eski beyanlarımı tekrar ederim. Ben minibüsün suratının yavaş olduğunu biliyorum. Başka bir bilgim yoktur,” demiştir.
5. Tanık …: ”Kazanın olduğu yerde benim dükkanım vardır. Olayı gördüm. Kaza sırasında minibüsün çok hızlı olduğunu düşünüyorum” demiştir.
6.Kaza tespit tutanağında ve bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde sanığın tali kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir.
7. ATK raporunda;
”…A)Sanık sürücü … yönetimindeki minibüs ile havanın yağmurlu,vaktin gece olduğu mahalde seyrini mahal şartları,yol durumu,trafiğin akışına göre ayarlamadığı,dikkatini yola vermediği,sol taraftan yola girip sağ tarafa doğru yürüyen yayaya çarpmadan evvel etkili fren ve direksiyon tedbirine başvurmadığı olayda dikkatsiz ve özensiz davrandığından tali kusurludur.
B)Maktül yaya …’ın karşıdan karşıya geçişi sırasında yola gereken dikkatini verip gelen araçların hız ve yakınlık durumunu dikkate alıp gelen araçlara ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara dikkat etmediği,gelen araçtan korunma tedbiri almadığı olayda dikkatsiz ve özensiz davrandığından asli kusurludur.
C)08/07/2015 tarihli üst yazıda kaza tutanağı ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi istenmiş olup;trafik kazası tespit tutanağı ile bilirkişi raporunda verilen kusur durumunun birbiriyle aynı olduğu bu husustan bilirkişi raporu ve trafik kazası tespit tutanağında verilen kusurun oluşa uygun ve isabetli olduğu kabul edilmiştir.” denilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın tutuklulukta geçirdiği sürenin TCK’nın 63. maddesi uyarınca mahsubuna karar verilmemesi, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün bulunduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Olay günü günü saat 18:40 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki minibüs ile meskun mahalde, iki yönlü, iki şeritli, asfalt kaplama, aydınlatması bulunan, ıslak-nemli yolda, yağmurlu havada, gece vakti seyir halindeyken istikametine göre yolun sol tarafından sağ tarafına geçmeye çalışan yaya …’a çarptığı, kaza nedeniyle yayanın öldüğü olayda; kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu ve ATK raporunun birbiri ile uyumlu olduğu, oluşa uygun olduğu anlaşılmıştır.
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde 2 numaralı bentte açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 57. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.12.2015 tarihli ve 2015/61 Esas, 2015/637 sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 5. paragrafının hüküm yerinden çıkarılarak yerine ”Sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak 2 yıl 1 ay hapis cezasının TCK’nın 50/4. maddesi delaleti ile 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK’nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 760 tam gün olarak belirlenmesine; TCK’nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 15.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin yazılmasına suretiyle hükmün Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.11.2023 tarihinde karar verildi.