Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/14800 E. 2010/18450 K. 09.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14800
KARAR NO : 2010/18450
KARAR TARİHİ : 09.11.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 7500 TL ecrimisilin yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili, davalı ise karşılık davası ile tazminat değerinin güncellenerek davacıdan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar vekili dilekçesinde ,dava konusu taşınmazın müvekkili olan davacılara babalarından intikal ettiğini, amcaları olan davalının taşınmaza 200 adet armut ağacı diktiğini, taşınmazı kullanmasından dolayı da davacılara kira ödemediğini beyan ederek, dava tarihinden geriye doğru 5 yıl için 7500 TL. erimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında 1983 yılında ,taşınmazı davacıların murisinden satın aldığını , bu satışa güvenerek de taşınmaza ağaçları diktiğini ifade etmiş, açmış olduğu karşılık davası ile de , murise ödediği taşınmazın satış bedelinin güncellenerek davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece , asıl davanın , davalı tarafından dava konusu taşınmazın 1983 yılında satın alındığı, bu tarihten itibaren de zilyetlik ve tasarruf durumunun devam ettiği, davacıların bu duruma ses çıkarmadıkları ,sonradan ecrimisil istenmesinin iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağı gerekçesi ile reddine ,karşılık davanın da ,süresinde açılmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.
Somut olayda ,dava konusu taşınmaz tapuda kayıtlı olup , bu taşınmazın satın alınması, ancak resmi şekilde yapılan satış ile mümkün olacaktır. Harici olarak yapılan satışlar geçerli değildir.Taşınmaz halen davacıların murisi adına kayıtlıdır. Davacılar bu nedenle hak sahibi olduklarından, davalı taraf taşınmazı satın aldığını ispat edemediği sürece, davacıların ecrimisil isteme hakları bulunacaktır.
Ancak, haricen yapılan mal satışından dönüldüğünde satış bedelini geri vermeyen taraf, taşınmaz malın kendisine verilmesi için karşı tarafı zorlayamaz. Verdiği bedel kendisine verilmeyen taraf parası geri verilinceye kadar yararlandığı ürünleri ödemek ve ecrimisil vermekle yükümlü değildir.

Öyle ise mahkemece, davalı tarafa taşınmaz bedelini karşı tarafın murise ödediğini ve geri alamadığını ispat yönünden imkan tanınarak ispat etmesi halinde ecrimisile hükmedilmemesi, aksi halde ecrimisil talep edilebileceği kabul edilerek buna göre hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Karşılık dava yönünden ise , karşılık davanın süresinde açılmadığı itirazı ancak ilk itiraz olarak ileri sürülmesi gerekmekte olup , ileri sürülmemiş ise mahkeme bunu res’en gözetemez.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.