YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/19666
KARAR NO : 2010/18989
KARAR TARİHİ : 23.11.2010
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada; mevcut ödenmekte olan 150 TL iştirak nafakasının zaman içerisinde ihtiyaçları karşılamadığı ileri sürülerek 500 TL artırılması talep ve dava edilmiş mahkemece; “Davalının ekonomik durumu itibariyle nafaka artışını ödeyecek durumda olmadığı, davacının (annenin) durumu davalıya (babaya) göre daha iyi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
TMK 327/1.maddesinde “Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler anne ve … tarafından karşılanır” hükmü, TMK’nun 328/1.maddesinde “Ana ve babanın bakım borcu çocuğun … olamısna kadar devam eder” hükmü, TMK’nun 331.maddesinde de “Durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarının yeniden belirler veya nafakayı kaldırır” hüküm getirilmiştir.
Somut olayda ise; artırılması istenen nafakanın 21.10.2004 tarihinde hükmedildiği, artırım davasının da 18.12.2009 tarihinde açıldığı, aradan 6 yıldan fazla bir zaman geçtiği, bu zaman içerisinde tarafların sosyal ve ekonomik durumları doğal olarak arttığı gibi müşterek çocuğun yaşı büyümüş, ihtiyaçları da doğal olarak artmış, paranın da enflasyon oranında değer kaybına uğramış olduğu bir gerçektir. Bu nedenlerle mahkemece; Yerleşik İçtihatlarında nazara alınarak iştirak nafakasının en azından TÜİK tarafından yayınlanan ÜFE endeksi artış oranında artılması gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.