YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16540
KARAR NO : 2010/19009
KARAR TARİHİ : 23.11.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2715 liralık takibe vaki itirazın iptali ile %40 inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın husumet nedeni ile reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, davalı bankanın senede dayalı olarak müvekkili olan davacı aleyhine ihtiyati haciz kararı aldırıp, mallarına haciz koydurduğunu ve bu malların yediemine teslim edildiğini, sonradan senetteki imzanın davacının … ürünü olmadığının anlaşılması üzerine takibin iptaline karar verildiğini, davacının, davalı bankanın ödemediği yediemin ücretlerini ödemek suretiyle eşyalarını geri alabildiğini , ödediği yediemin ücretinin tahsili amacı ile davalı aleyhine icra takibi yaptıklarını davalının da bu takibe itirazda bulunduğunu beyan ederek itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında ihtiyati hacze konu alacak temlik edildiğinden dolayı husumetin kendilerine yöneltilemeyeceğini beyan etmiştir.
Mahkemece, noterden yapılan temlik sözleşmesi ile dava konusu alacağın tüm hak ve borçları ile birlikte 3. şahsa temlik edildiği bu nedenle de davalı bankanın davada bir sıfatının kalmadığı gerekçesi ile davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, borçlu olmadığı anlaşılan davacının ödemek zorunda kaldığı yediemin ücretinden kimin sorumlu olacağı noktasında toplanmaktadır.
Her ne kadar, dava konusu alacak alacağın temliki sözleşmesi ile dava dışı 3. şahsa devredilmişse de, davacı aleyhine icra takibini davalı bankanın yapmış olduğunun anlaşılması karşısında, dava konusu yediemin ücretinden davalının sorumlu olacağı ve husumetin doğru yöneltildiği kabul edilerek ,yediemin ücretinin davalı bankadan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.