Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/4434 E. 2011/9139 K. 30.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4434
KARAR NO : 2011/9139
KARAR TARİHİ : 30.05.2011

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde ziynet eşyalarının aynen iadesi, olmaz ise 15.447 TL bedelin tahsili ile 20.000 lira manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde, davalının evlenmek amacıyla davacıyı kaçırdığı, akrabaların desteği ile bir düğün salonu tutulup merasim yapıldığı, 17 ay boyunca nikahsız bir şekilde yaşadıkları, davalının resmi nikah yapmaya yanaşmadığı, baskılara dayanamayan davacının ise baba evine döndüğü ancak düğünde takılan altınların davalı yanda kaldığı ileri sürülerek, altınların aynen iadesi, olmaz ise bedeli olan 15.477,00 TL alacağın tahsili ile resmi nikahın yapılmaması ve davacıya uygulanan psikolojik ve fiziki baskılar nedeniyle 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece; TMK’nun 120 ve 121.maddeleri uyarınca her iki istemin de ayrı ayrı kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yanlar arasındaki ilişki nişan olarak kabul edilip TMK’nun 120 ve devamı maddeleri uyarınca karar verilmiş ise de; tarafların düğün yaparak bir araya geldikleri ve uzun süre gayri resmi bir şekilde birlikte yaşadıkları sabittir. Bu durumda nişandan ve yasal olarak korunması gereken bir birliktelikten söz edilmesi mümkün değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın haksız fiil olarak nitelendirilmesi ve buna göre çözümlenmesi gerekmektedir. Davanın dayanağının haksız fiil hükümleri olması karşısında da davanın aile mahkemesinde değil, genel mahkemede görülmesi gerekmektedir. (HGK 03.06.2009 tarih ve 2009/3-174 E-2009/235 K)
O halde, mahkemece davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esası hakkında hüküm tesisi yanlış olup, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.5.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.