YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/35052
KARAR NO : 2013/1821
KARAR TARİHİ : 28.01.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak, sanığın sabıka kaydında tekerrüre esas olabilecek başka eski hükümlülük kararları olmasına karşın, tekerrüre esas alınan Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2009 tarih ve 325/430 sayılı ilamının suçtan sonra 25.11.2009 tarihinde kesinleştiği gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nın 58/1. maddesindeki “Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak anılan ilama dayanılarak tekerrüre ilişkin hükümlerin uygulanması,
Kanuna aykırı, sanık …’nın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, hükümden, 5237 sayılı TCK’nın tekerrüre ve denetimli serbestliğe ilişkin kısmın çıkartılması, yerine “5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi gereğince en ağır olan eski hükümlülük kararının infaz sırasında nazara alınması, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması” ibaresinin eklenmesi biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümlerin, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 28/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.