Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/2251 E. 2023/5637 K. 04.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2251
KARAR NO : 2023/5637
KARAR TARİHİ : 04.10.2023


MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1150 E., 2022/2964 K.



HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gelibolu İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/77 E., 2022/3 K.

Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, ihale bedelinin %10 oranında para cezasının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına karar verilmiştir.

Kararın borçlular vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, kamu düzenine aykırılık bulunmayan İlk Derece Mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlular vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi/borçlular vekili dava dilekçesinde; taşınmazın gerçek kıymetine göre satışa esas teşkil eden muhammen bedelinin oldukça düşük tespit edilmiş olduğu ve gerçeği yansıtmadığını, taşınmazın gerçeğe uygun kıymetinin tespiti için taraflarınca kıymet takdirine itiraz davası ikame edilmişse de Gelibolu İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/10 E., 2021/36 K. sayılı dosyasından yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabul kısmen reddiyle; ihale konusu … parselde kayıtlı bulunan taşınmaz yönünden şikayetin reddine kesin olarak karar verildiğini, ancak taşınmaza takdir edilen değerin, taşınmazın gerçek değerinden çok daha düşük olduğunun yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonrasında ortaya çıkacağını, hazırlık işlemlerinde de eksikler bulunduğunu ileri sürerek ihalenin feshini talep etmişlerdir.

II. CEVAP
1.Davalı alacaklı banka vekili cevap dilekçesinde; kıymet taktirine itiraz davasında Gelibolu İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/19 E. Sayılı dava dosyası aynı mahkemenin 2020/10 E. Sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, yapılan yargılama ve bilirkişi incelemesinin sonunda bu gayrimenkul yönünden kıymet taktirinin 908.000,00TL den 1.112.300,00 TL’ye yükseltilmesine karar verildiğini, dava konusu gayrimenkulün bu tutar üzerinden ihaleye çıkmış olduğunu, 15.12.2021 tarihinde yapılan ihaleye 5 kişinin katıldığını, sürülen pey neticesinde en son 578.000,00 TL’ye ihale edildiğini, ihale konusu tarlada kıymet taktirinden sonra durumunu değiştirecek bir hususun meydana gelmediğini, kısıtlamalar ve takyidatların hem satış şartnamesinde hem de ilanda yer aldığını, davacı tarafların vekillerine bu konuda tebligat yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ihale alıcısının cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayete konu taşınmazın satış ilanının, davacıya, 24.11.2021 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olduğu dolayısı ile davacı tarafça en geç bu tarihten itibaren 7 günlük yasal süre içeresinde satış ilanına yönelik şikayette bulunulmadıkça, sonradan bu hususlar ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürülemeyeceği, satış ilanının satış kararına uygun olarak elektronik ortamda ve icra müdürlüğü ilan panosunda yapıldığı, açık artırma tutanaklarından ihalelere elektronik ortamda verilen teklif olup olmadığının duyurularak başlanıldığından satış hazırlıklarının tamamlandığı ve usulüne uygun yapıldığı, gayrimenkulün satış ilanının elektronik ortamda ihaleden 1 aydan daha öncesinde yapıldığı, satış bedelinin gayrimenkulün muhammen değerinin %50’si ile satış ve paylaştırma giderinin üzerinde olduğu, kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren 2 yıllık yasal süre içerisinde satışın gerçekleştirilmiş olması gerekçeleri ile davanın reddine, işin esasına girilmiş olması nedeni ile İİK’nın 134. maddesi uyarınca, davacı taraf aleyhine para cezasına hükmedilmesi için gerekli yasal koşulları oluştuğu anlaşılmakla ihale bedelinin %10 oranında para cezasının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Borçlular vekili istinaf dilekçesinde; satışa esas alınan muhammen bedelin şikayete konu taşınmazın gerçek değerinden düşük olduğu ve bu hususun mahkemece keşif yapılarak tespit edilmesi gerekirken doğrudan davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemesince keşif yapılarak sonuca göre karar verilmesi gerekmekte olup eksik inceleme yapıldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılara gönderilen satış ilanının, davacılar vekiline elektronik tebligat suretiyle ve usulüne uygun şekilde 24.11.2021 tebliğ edildiği, davacı tarafça en geç bu tarihten itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde satışa hazırlık işlemlerine yönelik şikayette bulunulmadıkça, sonradan bu hususların ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürülemeyeceği dolayısı ile davacı borçluların ihaleden önce kesinleşen hususlara yönelik itirazda bulunmak suretiyle ihalenin feshini talep edemeyeceği, şikayete konu gayrimenkulün satış ilanının elektronik ortamda ihaleden 1 aydan daha öncesinde yapıldığı, satış bedelinin, gayrimenkulün muhammen değerinin %50’si ile satış ve paylaştırma giderinin üzerinde olduğu ve kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren 2 yıllık yasal süre içerisinde satış gerçekleştirildiği ve işin esasına girilmiş olması nedeni ile, İİK’nın 134. maddesi uyarınca, davacı taraf aleyhine para cezasına hükmedilmesi için gerekli yasal koşulların da oluştuğu o halde ihalenin feshi isteminin reddine ve davacı taraf aleyhine para cezasına hükmedilmesinde hukuka aykırı bir yönün mevcut olmadığı gerekçesiyle davacı borçlular vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki sebepler tekrar edilerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usul ve yasaya aykırı yapılan ihalenin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.İİK’nın ihalenin feshi şikayetine ilişkin usül ve esasları belirten 134. maddesine 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 27. maddesi ile eklenen fıkra ile;
“İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir.
Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi;
1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle,
2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle,
3. İşin esasına girerek, talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder. ” hükmü getirilmiştir.

2.Düzenlemenin gerekçesi, ihalenin feshi talebi yukarıdaki sebeplerle reddedilen davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre para cezasının taktir edilebilmesini sağlamaktır.

3.Mahkeme, para cezasına hükmedecekse oranını davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü şekilde belirlemelidir.

4.Para cezasının oranı, hem istinaf aşamasında, hemde temyiz aşamasında re’sen değerlendirilir.

5.Para cezasının oranına ilişkin değişikliğin, ne zaman, ne şekilde uygulanacağına ilişkin olarak İİK’nın 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 33. maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddesi;
“134 üncü maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında uygulanmaz. Ancak, ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûmiyete ilişkin hüküm görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında da uygulanır. Temyiz kanun yolu incelemesi aşamasında bulunan dosyalar bakımından para cezasının oranına ilişkin olarak yapılan değişiklik tek başına bozma nedeni yapılamaz. Yargıtay değişikliği uygulamak suretiyle hükmü düzeltebilir.” hükmünü içermektedir.

3. Değerlendirme
1-Şikayetçi davacı borçlular asıl kredi borçlusu …Oto Ticaret ve Sanayi A.Ş. ve şikayete konu taşınmaz maliki/ipotek veren …’un temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, şikayetçinin ihalenin feshi talebinin reddine yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-Şikayetçi davacı borçlular …Oto Ticaret ve Sanayi A.Ş. ve …’un aleyhine taktir edilen para cezasına ilişkin re’sen yapılan değerlendirmede;

Yukarıda geçen yasal düzenlemeler ve lehe değişiklik dikkate alınarak ihalenin feshi talebinin esastan reddi nedeni ile şikayetçiler aleyhine hükmedilen para cezasının oranı değerlendirildiğinde;

Somut uyuşmazlıkta, şikayetçi/borçlular aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun’la değişik İİK’nın 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenlerin sıfatı gözönünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı görülmekle, Anayasa’nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %10’u olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının para cezası yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

2-Borçlulardan dava dışı taşınmaz maliki/ipotek veren … yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

İİK’nın 134. maddesinin 2. fıkrasında; “İhalenin feshini, Borçlar Kanunu’nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere, yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenlerin” isteyebileceği hususu düzenlendikten sonra, aynı madde ayrıca “…talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkum eder. Ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi halinde para cezasına hükmolunamaz” hükmüne yer verilmiştir. Anılan hükme göre “tapu sicilindeki ilgililer” de hukuki yararları olmak kaydı ile ihalenin feshi şikâyetinde bulunabilirler. Ancak tapu sicilindeki ilgililerden tapu sicil kaydında yazılı olan ve tapu sicil kaydının incelenmesi ile görülebilen kişiler anlaşılmalıdır. Tapu sicilindeki ilgililere örnek olarak ipotek alacaklıları, irtifak hakkı sahipleri, haciz alacaklıları, paylı mülkiyet satışında taşınmazın diğer paydaşları, tapu siciline şerh verilmiş ön alım, alım ve geri alım hakkı sahipleri ile tapu siciline şerh verilmiş olan taşınmaz satış vaadi alacaklısı cebri satışı da önleyecek şekilde lehine ihtiyati tedbir kararı almış olan kişiler verilebilir. “Tapu sicilindeki ilgililer” kapsamına tapu sicilinde tescil edilmemiş mülkiyet veya sınırlı ayni hak sahipleri girmez ve yorum yolu ile de tapu sicilindeki ilgililer kavramı genişletilemez.

Somut olayda, … 12. İcra Müdürlüğünün 2019/4877 Esas sayılı icra takip dosyası ile alacaklı banka tarafından 03.04.2014 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin asıl borçlusu …Oto Ticaret ve Sanayi A.Ş. ile, ipotekli taşınmaz malikleri … ve … ve dava dışı … aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi başlatıldığı, şikayete konu … Parselde kayıtlı bulunan Tarla niteliğindeki taşınmazın Gelibolu İcra Müdürlüğünün 2019/378 Talimat sayılı dosyasından satışı yoluna gidildiği ve şikayetin, ipotekli taşınmaz maliki … adına kayıtlı taşınmaza ilişkin olduğu; şikayetçi …’un kredi sözleşmesinin asıl borçlusu ve satışa konu ipotekli taşınmazın maliki olmayıp, müteselsil kefil ve ipotek verilen diğer taşınmazın (şikayete konu olmayan) maliki olduğu, tapu sicilindeki ilgili veya ihaleye pey süren kişi de olmadığı görülmektedir.

Yukarıda yazılı maddede, ihalenin feshini isteyebilecek ilgililer sınırlı olarak sayılmıştır. Dolayısı ile şikayetçi …’un asıl borçlu lehine taşınmazını ipotek veren taşınmaz maliki olarak takipte yer aldığı görülmüş ise de kendi adına kayıtlı olmayan taşınmaza ilişkin ihalenin feshini talep etmesinde aktif husumet ehliyetinin (şikayet hakkının) bulunmadığının kabulü gerekir.

6100 sayılı HMK’nın 114/1-d maddesi uyarınca, şikayet hakkı bulunmayan şikayetçilerin açtığı davada dava şartı gerçekleşmediğinden, bu hususun her aşamada kamu düzeni nedeniyle re’sen değerlendirilmesi gerekmektedir.

O halde, İlk Derece Mahkemesince, ihalenin feshi talebinin, şikayetçi … yönünden aktif husumet (şikayet hakkının) yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile esastan reddi doğru değil ise de sonuçta istem reddedildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

Ancak istemin, İİK’nın 134/2. maddesi uyarınca şikayetçinin aktif husumet ehliyetinin (şikayet hakkının) bulunmaması nedeniyle reddi halinde işin esasına girilmemiş olacağından, aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca şikayetçi … aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceğinden mahkemece şikayetçinin para cezasına mahkum edilmesi isabetsiz ise de; anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

1-Borçluların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 14.12.2022 tarih ve 2022/1150 E. – 2022/2964 K. sayılı kararının, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA),

2- Gelibolu İcra Hukuk Mahkemesinin 18.01.2022 tarih ve 2021/77 E. – 2022/3 K. sayılı kararının hüküm fıkrasının 2 Numaralı bendinde yer alan “7343 sayılı Kanunun 33. maddesi ile İİK’na eklenen Geçici madde 18/4 gereğince ihale bedeli olan 578.000,00 TL’nin %10’u oranında hesap edilen 57.800,00 TL para cezasının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına” cümlesinin tamamen silinerek karar metninden çıkartılmasına, yerine; “7343 sayılı Kanunun 33. maddesi ile İİK’na eklenen geçici madde 18/4 gereğince ihale bedeli olan 578.000,00 TL’nin %5’i tutarında para cezasının davacı …Oto Ticaret ve Sanayi A.Ş. ile …’dan alınarak Hazineye irat kaydına” cümlesinin yazılmasına İlk Derece Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2 ve 7343 sayılı Yasa’nın 33.maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddelerinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.10.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.