YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15860
KARAR NO : 2010/15786
KARAR TARİHİ : 05.10.2010
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 53.671 TL (nafaka) borcu bulunmadığının tespiti ile %40 kötüniyet tazminatı istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı dilekçesinde; boşanma protokolü gereği iştirak nafakası olarak aylık 500 Dolar nafakayı ödediği halde, davalının icra takibi yaparak 108 aylık nafaka karşılığı 53.671 TL alacak talebinde bulunduğunu, çocuk için kararlaştırılan nafakayı eksiksiz olarak davalının banka hesabına yatırdığından, mükerrer olarak istenen nafakadan dolayı borçlu bulunmadığının tespiti ile %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; ” bilirkişilerce hesap edilen ödeme miktarlarına bakıldığında sunulan belgeler karşılığındaki eğitim ve sağlık giderleri dışında 49.411 USD ödeme olduğu anlaşılmaktadır. Ödeme belgelerinin ayrıca mahkememizce incelenmesinden bu ödemelerin periyodik olarak yapıldığı görülmektedir. Periyodik yapılan bu ödemelerin sağlık yada eğitim- öğretim giderleri olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Ancak, protokol ile düzenlenmiş bir ödeme planına bağlı tazminat yada nafaka türünden ödemelerin bu şekilde yapılması mümkündür. Davacı dava açmakta haklıdır. Davasını kısmen de olsa ispat etmiştir. Ancak, davalı takipte tamamen kötü niyetli değildir. Gerekçesiyle” davanın kısmen kabulü ile , … 3. İcra Müdürlüğünün 2008/98-93 Esas sayılı takibine konu edilmiş alacak nedeni ile davacı …’ün 49.411 USD’lik kısmı için borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmektedir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin bütün, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, HUMK.nun 74. maddesince göre; Hakim, talepten fazlası veya başka bir şeye hüküm veremez.
İcra dosyasında TL üzerinden (53.671 YTL olarak) talepte bulunulduğu gibi, dava dilekçesinde de; 53.671 YTL alacak için borçlu bulunmadığının tespiti istenilmiştir.
Mahkemece, TL üzerinden talep edilen alacakla ilgili yabancı para cinsinden borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmiş olması; bilirkişi raporuna göre, icra takibinde talep edilen 53.671 YTL’nin o günkü kur üzerinden karşılığının 43.838 USD olduğunun belirlenmiş olmasına rağmen, talep de aşılmak suretiyle 49.411 USD’lik kısmı için borçlu olmadığının tespiti şeklinde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.