YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/14016
KARAR NO : 2023/4849
KARAR TARİHİ : 26.09.2023
…
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/444 E., 2021/188 K.
…
…
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.12.2010 tarihli ve 2010/3777 Esas No’lu iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında TOKİ 3. Etap şantiyesinde işçi olarak çalıştığı sırada taşeron firma ile arasındaki işçi alacaklarından kaynaklı anlaşmazlık nedeniyle, inşaat hâlindeki binalardan bir kısmının çatısındaki kiremitlere ve çatıya yakarak zarar vermesi şeklindeki eylemi nedeniyle mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1 ve 31/3. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.12.2013 tarihli ve 2011/130 Esas, 2013/751 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun mala zarar verme suçundan mahkûmiyetine ilişkin hükmün, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesinin, 09.04.2015 tarihli ve 2014/10969 Esas, 2015/23424 Karar sayılı ilâmı ile eksik araştırma ve 5237 sayılı Kanun’un 152/2-a maddesinde öngörülen artırım oranı değişikliği nedenleriyle bozulmasına karar verilmiş; bozma üzerine Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2015/310 Esas, 2015/496 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun mala zarar verme suçundan aynı Kanun’un 151/1, 152/2-a, 29, 31/3, 62, 50/3,1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 TL adlî para cezası ile mahkûmiyetine ve 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 29.12.2015 tarihinde kesinleşmiş, denetim süresi içerisinde yeni bir kasıtlı suç işlemesi nedeniyle Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2019 tarihli ve 2019/460 Esas, 2019/796 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verilmiş, bu karara yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 29.09.2020 tarihli ve 2020/15715 Esas, 2020/9611 Karar sayılı ilâmı ile suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu aldırılmaması ve aldırılmama nedeninin gerekçeli kararda gösterilmemesi gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.10.2021 tarihli ve 2020/444 Esas, 2021/188 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151/1, 152/2-a, 29, 31/3, 62, 50/3,1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği, katılan … emrinde çalışan işçilerin yevmiyeleri uzun süredir ödenmediğinden ve işçiler paralarını talep ettikleri hâlde, işverenden bir türlü alamadıklarından ve bu konuda seslerini de duyuramadıklarından, çalıştıkları inşaatın çatısına çıkıp bu durumu protesto etmek istediklerine, suça sürüklenen çocuğun mala zarar verme gibi bir düşüncesi olmadığı hâlde, bazı sanıkların kiremitleri aşağıya atmasıyla burada bir kısım zarar meydana geldiğine ve bu zararın da katılanın inşaat sigortası nedeniyle özel sigorta şirketince karşılandığına, olay yerinde yangın çıkmadığının olay yeri tutanakları ve bir kısım başkaca sanık ifadeleri ile de sabit olduğuna, müvekkili suça sürüklenen çocuk hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün usûl ve yasaya uygun olmadığına ve dava zamanaşımının da gerçekleşmiş bulunduğuna, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde cezanın 5237 sayılı Kanun’un 152/2-a maddesi gereğince bir kat artırılmasının doğru olmadığına, suça sürüklenen çocuğun mala zarar verme yönünde bir eyleminin de bulunmadığına, aynı Kanun’un 29. maddesi gereği indirim oranının 1/4 olarak düşük uygulanmasının da, suça sürüklenen çocuğun olay tarihinde uğradığı haksızlığa nazaran düşük kaldığına ve re’sen dikkate alınacak nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suça sürüklenen çocuğun olay tarihinde, yanında daha önce haklarında verilen hükümler kesinleşen diğer sanıklar olduğu halde TOKİ konutları 3. etap şantiyesinde inşaat alanında işçi olarak çalıştıkları, hakkında hüküm kesinleşen sanıklar ile katılan …’un sahibi olduğu taşeron şirket olan … İnşaat Şti. arasında işçi alacakları yüzünden suç tarihi öncesinde gerginlik yaşandığı, bu gerginlik nedeniyle inşaat alanında güvenlik önlemleri alındığı, olay günü ise işçilerin bir kaç gün süren eylemlerine devam ederek protestolarını halay çekerek gösterdikleri sırada basın mensuplarının olay yerine gelmesi üzerine hakkında hüküm kesinleşen sanıkların eylemlerini bırakarak inşaat alanında bulunan iki ayrı binaya girdikleri, amaçlarının eylemlerini basın mensuplarına göstermek ya da duyurmak olduğunun açık olduğu, bir kısım sanıkların girdikleri bina üzerindeki çatıya daha önceden döşenmiş olan kiremitleri aşağıya atarak kırılmalarına neden oldukları ve bu şekilde zarar verdikleri, hakkında hüküm kesinleşen suça sürüklenen çocuk … ve suça sürüklenen çocuk …’in ise kiremitleri aşağıya atılan binada oldukları ve bidona doldurdukları benzini çatıda bulunan kiremitlerin altındaki siyah koruyucunun üzerine dökerek yaktıkları, bu eylemleri ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle gerçekleştirdiklerinin sabit olduğu anlaşıldığından Yerel Mahkemece suça sürüklenen çocuğun haksız tahrik altında yakarak mala zarar verme suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir. 24.01.2011 tarihli Bilirkişi Tespit Raporu, olay yeri fotoğrafları, 21.12.2010 tarihli suç yeri araştırma ve inceleme raporu, aynı tarihli olay yeri basit krokisi ile Olay, Yakalama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı maddede belirtilen Yargıtay bozma ilâmlarına uyulduğu ve gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Dosya kapsamında yer alan tutanaklar, bilirkişi tespit raporu ve suça sürüklenen çocuğun ikrarı birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, bilirkişi tespit raporu ile inşaatın çatısında tek bir noktadan başlayarak 16,00 m²’lik alanda yangının etkili olduğunun belirtilmiş olması karşısında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 152/2-a maddesi gereğince bir kat arttırım yapılmasında hukuka aykırılık bulunmamış, suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan aynı Kanun’un 151/1, 152/2-a ve 31/3. maddelerinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanunun 66/1-d, 66/2 ve 67/4. maddelerine göre hesaplanan 10 yıllık olağan ve 15 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleştiği 29.12.2015 tarihinde zamanaşımının durduğu ve denetim süresi içerisinde ikinci suçun işlendiği 07.06.2018 tarihinde yeniden işlemeye başladığı göz önünde bulundurulduğunda zamanaşımının gerçekleşmediği belirlenmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.10.2021 tarihli ve 2020/444 Esas, 2021/188 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.