Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2023/8368 E. 2023/4941 K. 28.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/8368
KARAR NO : 2023/4941
KARAR TARİHİ : 28.09.2023


MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/167 E., 2022/450 K.

SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.04.2013 tarihli ve 2013/1173 Esas No.lu iddianamesiyle sanık hakkında şikâyetçiye ait motosikleti şikâyetçinin evinin bahçesinden çaldığı iddiasıyla hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 116/1, 53/1. maddelerinden cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2013 tarihli ve 2013/237 Esas, 2013/602 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 12.12.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
3.İlk derece mahkemesince sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine aynı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 142/1-b, 62. maddeleri gereği 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4.Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 09.02.2022 tarihli ve 2021/6582 Esas, 2022/1249 Karar sayılı kararı ile; ‘…sanığın motosikletin evinin bahçesinde olduğunu söyleyerek soruşturma aşamasında mağdura iadesini sağlamış olduğunun anlaşılması karşısında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168/1. maddesi uygulanarak cezasından indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,’ nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma üzerine Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2022/167 Esas, 2022/450 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 168/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi, hükmü temyiz etme talebine,

Sanık müdafiinin temyiz talebi ise; mahkûmiyete yeterli delilin olmadığına, seçenek yaptırım ve ertelemeye ilişkin hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde başka bir hırsızlık olayından dolayı kolluk görevlilerince yakalanan ve hakkında işlem yapılan sanığın kolluk görevlilerince kendisiyle yapılan görüşme sırasında ikametinin bahçesinde, ismini ‘…’ olarak bildiği, soy ismini bilmediği bir şahıstan aldığı ancak plakaları olmayan motosiklet bulunduğunu beyan etmesi üzerine kolluk görevlilerince ikamete gidilerek yapılan kontrolde ikametin bahçesinde 2 adet motosiklet bulunduğunun, motosikletlerden birinin plakasından sorgulandığında şikâyetçiye ait hacizli ve yakalamalı olarak aranan motosiklet olup şikâyetçinin motosikletinin çalındığından bahisle kolluğa 04.04.2013 tarihli müracaatının bulunduğunun tespit edilmesi üzerine motosikletin muhafaza altına alındığı, 03.04.2013 tarihinde şikâyetçinin ikametinin bahçesinden çalınan söz konusu motosikletin başka bir hırsızlık eylemine ilişkin araştırma sırasında 04.04.2013 tarihinde sanığın ikametinin bahçesinde bulunmuş olması, sanığın motosikleti aldığını beyan ettiği şahsa

ilişkin açık kimlik bilgisi veya satın almaya ilişkin herhangi bir evrak da sunmamış olması göz önüne alınarak sanığın hayatın olağan akışına uygun bulunmayan ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilen savunmasına itibar edilmemiş, sanığın Yerel Mahkemece müsnet suçu işlediği kabul edilmiştir.
2.Sanık suçlamayı inkâr etmiştir.
3.Şikâyetçinin soruşturma ve kovuşturma aşamasında ifadesinin alındığı tespit olunmuştur.
4.Olay muhafaza altına alma tutanağı dosya arasına alınmıştır.
IV. GEREKÇE
Şikâyetçiye ait motosikletin hırsızlık olayından bir süre sonra sanığın evinde bulunduğu, sanığın savunmasında, motosikleti ‘Ekrem’ isimli bir şahıstan aldığını belirttiği, hırsızlık olayından bir süre sonra evinde ele geçen motosikletin satışının tescile tabi olduğunu bilebilecek durumda olan sanığın, savunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu değerlendirilerek, sanığın eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
Sanığın 09.06.2022 tarihli duruşmada, müdafiinin ise 23.06.2022 tarihli duruşmada “lehe olan yasa maddelerinin uygulanmasına” ilişkin taleplerinin bulunduğu, Mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 50 ve 51. maddelerinin uygulanmamasına yönelik değerlendirme yapılırken, sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hakkında daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi gereği kaldırılmış olması ve bu nedenle yasal şartlarının bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair 5237 sayılı Kanun’un 50. maddesinin ve cezanın ertelenmesine dair aynı Kanun’un 51. maddesinin uygulanmasının yasal olarak mümkün olmadığı belirtilmiş ise de; sanık hakkındaki verilen ilk hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 09.02.2022 tarihli ilâmıyla bozulduğu nazara alınarak; bozma sonrası kurulan hükümde, hükmün aynen açıklanması zorunluluğunun olamayacağı, hükmedilen kısa süreli hapis cezasının, sanığın kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceğinin ve tekrar suç işlemeyeceği konusunda bir kanaatin oluşup oluşmadığı değerlendirilerek erteleme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde sanık hakkında aynı Kanun’un 50. ve 51. maddelerinin yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile uygulanamayacağının belirtilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2022/167 Esas, 2022/450 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.