YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15363
KARAR NO : 2023/6709
KARAR TARİHİ : 01.11.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1753 E., 2022/2113 K.
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, iftira
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı, temyiz isteminin reddine dair ek karar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün ve ek kararın onanması
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve iftira suçlarından hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2022/176 Esas, 2022/309 Karar sayılı kararı ile;
Sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
2. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
3. Sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2022/1753 Esas, 2022/2113 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 15.11.2022 tarihli ve 2022/1753 Esas, 2022/2113 Karar sayılı ek kararı ile iftira ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekilinin temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği “temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine” karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri, eksik incelemeye, savunma hakkının kısıtlandığına, ceza miktarına, sanığın öldürme kastıyla hareket etmediğine, kastın aşıldığına, haksız tahrike, meşru savunmaya, meşru savunmada sınırın aşıldığına, takdiri indirim hükmünün uygulanması gerektiğine ilişkindir.
2. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri, eksik incelemeye ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın katılan …’ın oğlu, katılan … ile …’nın abisi, maktul …’nin ise kardeşi olduğu, sanığın babası …, ablası maktul … ve kardeşi … ile birlikte yaşadıkları, katılan …’in zihinsel engelli olduğu, bakım ve yaşam ihtiyaçlarının beraber yaşadığı aile bireylerince ortaklaşa giderildiği, olayın gerçekleştiği 26.10.2021 salı günü, sabah saat 08.00 sıralarında katılan …’ın evden ayrıldığı, evde maktul …, … ve sanık …’in kaldıkları, abla maktul … ile sanık arasında çıkan tartışma sonucunda sanığın ablası maktul …’nin boğazından sıkarak onun ölümüne neden olduğu, sanığın diğer kardeşi katılan …’ya cep telefonundan saat 10.59 sıralarında “Acil yetiş” diye mesaj attığı, ardından saat 11.05 sıralarında 112 acil servis numarasını arayarak “özürlü kardeşim ablamı boğdu” içeriğinde ihbarda bulunduğu, devam eden dakikalarda ilgili güvenlik güçlerince ihbar gereği bilgi amaçlı telefon aramalarında görüşmeler yaptığı, saat 11.15 sıralarında katılan … ile telefonda görüştüğü, o arada komşuları tanık …’yi ablasının bayıldığını söyleyerek eve çağırdığı, bazı aramaların cevapsız kaldığı, ihbar sonrası yer tespitiyle olay yerine Jandarma görevlilerinin geldiği, sanığın jandarma görevlilerine maktulü, kardeşi …’in boğarak öldürdüğü yönünde beyanda bulunduğu, bunun üzerine katılan …’in de gözaltına alındığı ve ertesi gün serbest bırakıldığı kabul edilmiştir.
2. Sanığın aşamalardaki savunmaları, katılanlar ve tanık beyanları, Adlî Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesi Başkanlığı raporu, olay yeri inceleme ve ölü muayene tutanağı, sanığın ve katılan … hakkında düzenlenen adlî muayene raporları, olay yeri görgü tespit tutanağı, Jandarma Kriminal Laboratuvarı Amirliği uzmanlık raporu, mesaj ekran görüntüsü, imaj inceleme ve telefon inceleme tutanakları, olay yeri inceleme raporu ve krokisi, kolluk güçleri tarafından düzenlenen diğer tutanaklar ve nüfus kayıt örneği dava dosyasında mevcuttur.
3. Adlî Tıp Kurumu … Grup Başkanlığı … Morg İhtisas Dairesi Başkanlığının 03.2022 tarihli otopsi raporunda, kişinin ölümünün elle boğmaya bağlı mekanik asfiksi nedeniyle meydana gelmiş olduğu bildirilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında iftira ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümler yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “… temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde katılanlar vekilinin ek karara yönelen temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
B. Sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden
1. Sanık … müdafii ile katılanlar vekilinin, eksik incelemeye, savunma hakkının kısıtlandığına, ceza miktarına, sanığın öldürme kastıyla hareket etmediğine, kastın aşıldığına, meşru savunmaya, meşru savunmada sınırın aşıldığına, takdiri indirim hükmünün uygulanması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin usule aykırılık bulunmadığı eylemin sanık tarafından öldürme kastıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, eksik inceleme bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
2. Sanık … müdafiinin haksız tahrike yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Maktul … sanığın kardeş oldukları, olay günü aralarında çıkan tartışma sırasında sanığın maktulün boğazını sıkmak suretiyle öldürdüğü olayda, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunun tespit edilemediği gözetilerek, mahkemece Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih 2002/4-238 Esas ve 2002/367 Karar sayılı kararı gereğince şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilerek, haksız tahrik nedeniyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine 18 yıldan 24 yıla kadar ceza öngören 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi gereğince asgari düzeyde bir ceza indirimi yapılması yerine yazılı şekilde fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık hakkında iftira ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelen temyiz istemlerinin reddine ilişkin ek karar yönünden
Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 15.11.2022 tarihli ve 2022/1753 Esas, 2022/2113 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
B. Sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelen temyiz istemleri yönünden
Gerekçe bölümünde (B-2) paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2022/1753 Esas, 2022/2113 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.
(Karşı Oy)
K A R Ş I O Y
Bozma ilâmında belirtilen ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunun tespit edilemediği gözetilerek şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilerek asgarî düzeyde haksız tahrik indirimi yapılmasına dair çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.
Olay 26.10.2021 günü sabah katılan … evden ayrıldıktan sonra gerçekleşmiştir. Evde kardeş olan maktul …, sanık … ve engelli olan … birlikteyken sanık maktulün boğazını sıkarak kasten öldürmüştür. Olayın tek görgü tanığı olan maktul … sanığın kardeşi olan … engelli olması sebebiyle hiçbir beyanı alınamamıştır.
Sanık aşamalarda maktul ile engelli kardeşinin tartışmalarını önlemek isterken maktulün boğazını tuttuğunu, o esnada iyi olmadığını, kendinde olmadığını, kendine geldiğinde ablasının yatak odasında yatar vaziyette olduğunu, öldüğünü anlayınca diğer kardeşi …’ya mesaj attığını ve 112’yi aradığını ifade etmiştir.
Katılan …, olayı bizzat görmediğini, sanığın daha öncede maktulü çeşitli bahanelerle bir çok kez dövdüğünü, sanığın işsiz olduğunu maktulün ise evin giderlerini karşıladığını, sanığın borçlarını ödediğini, maktulün kardeşi olan …’e küfür etmeyeceğini, 8-9 sene önce anneleri ölünce maktulün tüm kardeşlere annelik yaptığını, …’e hiç kıyamadığını, kızdığında bağırıp çağırsa bile …’e hiç küfür etmediğini ve el kaldırmadığını anlatmıştır.
Sanık, … ve maktul kardeştirler. Anneleri 8-9 yıl önce vefat etmiş, babaları … ile birlikte aynı evde yaşamaktadırlar. Maktul kardeşlerine bakmakta adeta onlara annelik etmektedir. Katılan …’nın beyanında bahsettiği gibi daha önce çeşitli bahanelerle sanık, maktulü birçok kez dövmüştür. Olay günü maktul ile kardeşi … arasında sözlü tartışma yaşanırken sanık tartışmaya dahil olmuş, maktulün boğazını sıkıp boğarak öldürmüştür.
Maktulden doğrudan sanığa yönelen haksız içeriği bulunan herhangi bir eylem bulunmadığından, sanığa verilen cezadan haksız tahrik indirimi yapılmaması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bozma görüşüne katılmamaktayım.