Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/17717 E. 2010/20754 K. 16.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/17717
KARAR NO : 2010/20754
KARAR TARİHİ : 16.12.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 5.651 lira alacağın istirdatı istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili; …, … 1420 ada, 11 parsel sayılı taşınmazda 25404/240000 hisse malikleri olduğunu, tapuda satım işlemi sırasında tapu kaydında bulunan Sultan … Vakfı şerhi sebebiyle 08.02.2010 tarihinde 5.651.-TL taviz bedeli ödediklerini beyanla haksız iktisap edilen bu miktarın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, husumet, zamanaşımı ve yasal düzenlemeler nazara alınarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, “taşınmazın bulunduğu arazinin Miri Arazi (Arazi-i Emiriyye) olup, vakfın, “Gayri Sahih vakıflardan olduğu, gayri sahih vakıfların ise taviz bedeline tabi olmadığı,” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri iddiasını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (TMK.md.6). İspat yükü önce vakıf şerhi nedeniyle taşınmazın taviz bedeline tabi olmadığını iddia eden davacıdadır.
5737 Sayılı Vakıflar Kanunu 27.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmış ve aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Sözü edilen 5737 Sayılı Vakıflar Kanununun 18.maddesi hükmünce; tapu kayıtlarında icareteyn ve mukataalı vakıf şerhi bulunan gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde veya tasarrufundaki taşınmazlar taviz bedeline tabidir. Yasanın 3.maddesinde yapılan tanıma göre de, Mukataalı vakıf: zemini vakfa üzerindeki yapı ve ağaçlar tasarruf edene ait olan ve kirası yıllık olarak alınan vakıf taşınmazlarını, icareteynli vakıf ise; değerine yakın peşin ücret ve ayrıca yıllık kira alınmak suretiyle süresiz olarak kiralanan vakıf taşınmazlarını ifade eder.
Hal böyle olunca somut uyuşmazlığının çözümü için, kaydına Sultan … Vakfı şerhi işlenen taşınmazın mukataalı veya icareteynli vakıf malı olup olmadığının yöntemince araştırılması gerekir.
Dosyada bulunan Senedi …’de taşınmazın mukatalı olarak … Ağa’ya verildiği, tarla vasfında olduğu, yüzölçümünün 5 dönümü atik olduğu yazılıdır. Bu nedenle mukatalı olarak vakfedilmediğine ve miri arazi olduğuna dair, avukat olan tek bilirkişiden alınan rapor taşınmazın ve vakfın niteliğinin belirlenmesi açısından hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır.
O nedenle, taşınmaza ait tapu kaydı ilk tesisinden itibaren tüm tedavülü ile getirtilmeli, vakıf durumunu gösterir kayıtlar ve dayanılan diğer belgeler merciinden istenmeli, Vakıflar Genel Müdürlüğünden kayda işaret edilmiş vakfın türü hakkında bilgi alınmalı ve HUMK.nun 275. maddesi uyarınca yukarıdan beri sayılan ilkeleri kapsar biçimde Üniversiteden uzman bilirkişi görüşüne başvurularak yasanın yeni şekline uygun bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece, bu yönler üzerinde durulmaksızın eksik araştırma sonucu davanın kabulü doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.