YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8184
KARAR NO : 2010/9589
KARAR TARİHİ : 31.05.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 5.000 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüyle 3.000 TL tazminatın davalılar … ile …’dan tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava, kişilik hakkına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. mahkemece, yayın sahibi ile gazeteye beyanat verenin sorumluluğuna karar verilmiş olup, kararı beyanat veren davalı … temyiz etmiştir.
Dosyadaki bilgi, belge ve açıklamalar ile dosya içerğinden; davacının belediye başkanı olduğu, davalı …’ın göl ve çevresinde yapılan düzenlemelerle ilgili olarak çeşitli mercilere dilekçe vererek yasal şikayetlerde bulunduğu, davacı hakkında soruşturma izni verilmemesine ilişkin kararın Danıştay 1.Dairesi tarafından … Gölü kıyısındaki bazı düzenlemelerin soruşturmayı gerektirdiği gerekçesiyle kaldırıldığı, davalının bu düzenlemelerle ilgili olarak gazeteye beyanatta bulunduğu anlaşılmaktadır. Yayımda belirtilen davalı beyanları irdelendiğinde; göl çevresindeki düzenlemelerin kanuna aykırı olduğu açıklanırken “derebeyi ve doğa katili” sözcükleri kullanılmışsa da, bu sözcüklerin beyanatın bütünü gözetildiğinde kişilik hakkına saldırı amacıyla değil, çevreye duyarlılık kapsamında yanlışlıkları izahat ve eleştirmek için kullanıldığı, davacının siyasi bir kişi olması nedeniyle eleştirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, eleştirinin sert olabileceği, şikayet hakkının ve gazeteye beyanat vermenin anayasal şikayet hakkı ve düşünce açıklama hürriyeti kapsamında olduğu, davalının davacı hakkındaki beyanlarının ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. Şu durum karşısında davalı beyanatının kişilik hakkına saldırı oluşturmadığı kabul edilerek … hakkındaki davanın reddedilmesi gerekirken, mahkemece beyanatın ifade özgürlüğü ve eleştiri açısından irdelemesi yapılmaksızın sırf basın özgürlüğü yönünden açıklanan gerekçelerle adıgeçenin sorumluluğuna karar verilmesi bozma nedenidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.