YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15204
KARAR NO : 2010/18302
KARAR TARİHİ : 08.11.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 1.500 lira tazminmatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra, dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dilekçesinde; davalının, davacının evine gelerek “Kocan borcunu ödesin, yoksa seni götürürüm” diyerek tehdit ettiğini, ceza mahkemesince de … görülen davalının bu haksız eyleminin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu iddia ederek 1.500 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının, davacının eşi olan …’den olan alacaklı olduğunu, olay tarihinde alacağını istemek amacıyla davalının, borçlu …’nin evine gittiğini, tehdit suçunun şeref ve haysiyeti inciten suçlardan olmadığını, kaldı ki davalı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı tarafça delil olarak dayanılan ceza dosyasının usul olarak kesinleşmiş ise de esas bakımından kesinleşmediği, zira davalının beş yıllık sürede dosyayı temyiz etme hakkının bulunduğunu, bu haliyle ceza dosyasında kabul edilen vakıa, hukuk dosyasını bağlamayacağından davacının fiili, kusuru, zararı ve illiyet bağını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat istemine ilişkindir.
Acıpayam Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/302 E. sayılı dosyasından, davacının şikâyeti üzerine davalının, tehdit suçundan dolayı yargılandığı ve Türk Ceza Kanununun 106/1 maddesi gereğince cezalandırıldığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Ceza Muhakemesi Kanununun 231 maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı başvurulabilecek yasayolu; aynı maddenin 12. fıkrasında açıkça “itiraz” olarak belirtilmiştir. Nitekim, Ceza Genel Kurulunun 07.04.2009 … ve 2009/6-67 E. 84 K. sayılı ilamıyla; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı temyiz yoluna başvurulamayacağı belirtilmiştir.
Tüm bu açıklamalar ve ortaya konulan yasal düzenleme ışığında ceza mahkemesi dosyası incelendiğinde; mahkûmiyet kararına karşı itiraz yoluna başvurulmadığı, bu sebeple kararın 12.04.2010 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.
Borçlar Kanununun 53. maddesi gereğince, Ceza Mahkemesinin maddi olgunun belirlenmesine ilişkin cezalandırma kararı hukuk mahkemesi yönünden bağlayıcıdır.
Şu durumda, davalının Ceza Mahkemesinde tehdit suçundan cezalandırıldığı ve kararın kesinleştiği anlaşıldığından, davacı yararına olaya uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, istemin tümden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.