Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/11196 E. 2010/18221 K. 04.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11196
KARAR NO : 2010/18221
KARAR TARİHİ : 04.11.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde itirazın iptali ile icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
HUMK’nun 438.maddesi uyarınca miktar itibariyle duruşma isteminin reddi gerekmiştir.
Davada, davalı Reysaş Taşımacılık ve Lojistik A.Ş. adına kayıtlı aracın kaza yaparak davacı Belediyeye ait ağaç-çim, refüj ve korkuluklara zarar verdiği, tazminat için yapılan ilamsız icra takibine itiraz edildiği ileri sürülerek itirazın iptali istenilmiş; mahkemece bilirkişiler raporu doğrultusunda istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, hükme esas alınan bilirkişiler raporu tazminat miktarı yönünden kanaat verici bulunmuş ise de, trafik kazasından kaynaklanan olaydaki kusur durumunun trafik konusunda uzman bilirkişi ya da bilirkişilerce belirlenmesi gerekirken bu konuda uzman olmayan … mühendisi, inşaat mühendisi ve makina mühendisinden oluşan heyetçe değerlendirilmesi ve bu tesbite dayalı kusur durumunun kabulü doğru görülmemiştir.
Kabule göre de uyuşmazlık; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında haksız fiile dayalı tazminat yönünde hüküm kurulması istemine ilişkin olup, tazminata yasal faiz uygulanması gerekirken aylık %2,5 oranında faiz uygulanmış olması isabetli bulunmamıştır.
Ayrıca, HUMK’nun 49-52.maddeleri uyarınca kendilerine dava ihbar olunan diğer tüzel kişiler davada taraf sıfatını taşımadığından onlar lehine avukatlık ücreti takdir edilmesi yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş, yukarıdaki açıklamalar ışığında, trafik konusunda uzman bilirkişi vasıtasıyla kusur oranını saptayıp sonucuna göre hüküm kurmaktan ibarettir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 4.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.