Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2011/5861 E. 2013/3640 K. 11.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5861
KARAR NO : 2013/3640
KARAR TARİHİ : 11.02.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, yaralama, yaralamaya teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, 10.09.2009 tarihinde Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamede mağdur …’a yönelik yaralama eyleminin “ …elindeki cep telefonunu fırlattığı, ancak mağdurun başını çektiği, cep telefonunu mağdurun başına isabet ettiremediği, sanığın mağdurun oturduğu kanepeyi kendisi ile birlikte ters çevirdiği, mağdurun oturduğu koltuğun kenarının mağdurun başına değdiği..” biçiminde tanımlanması karşısında, sanığın mağdur …’a yönelik eylemlerinin aynı zaman aralığında ve aynı tartışma esnasında meydana gelmesi nedeniyle bir bütün halinde yaralama suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, mağdur …’a yönelik yaralamaya teşebbüs eylemi neticesinde verilen hükmün temyizi mümkün olduğu kabul edilerek, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, karar yerinde gösterilen, değerlendirilen delillere, oluşa, mahkemenin yargılama sonucunda ulaştığı inanç ve takdire göre, tebliğnamedeki mağdurlar … ve …’a karşı yaralama suçu ile mağdur …’a karşı tehdit suçuna yönelik tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede:
1-Sanığa yükletilen mağdurlar … ve …’a yönelik yaralama, mağdur …’a yönelik tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık …’un ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Mağdur …’a yönelik yaralama ve yaralamaya teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
10.09.2009 tarihinde Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamede mağdur …’a yönelik yaralama eyleminin “ …elindeki cep telefonunu fırlattığı, ancak mağdurun başını çektiği, cep telefonunu mağdurun başına isabet ettiremediği, şüphelinin mağdurun oturduğu kanepeyi kendisi ile birlikte ters çevirdiği, mağdurun oturduğu kolluğun kenarının mağdurun başına değdiği..” biçiminde tanımlanması karşısında; sanığın mağdur …’a yönelik eylemlerinin aynı zaman aralığında ve aynı tartışma esnasında meydana gelmesi nedeniyle bir bütün halinde yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeden hem yaralamaya teşebbüs hem de yaralama suçundan cezalandırılması suretiyle fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı ve sanık …’un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.