YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/17617
KARAR NO : 2010/19408
KARAR TARİHİ : 29.11.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde toplam 2.483,30 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın görev nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde, davacının polis memuru iken üzerine kayıtlı tabanca, şarjör ve 14 adet fişeği kaybettiği, yaptığı araştırma sonucunda silah, şarjör ve fişeklerin Erdek Asliye Ceza Mahkemesinin 1998/120 E-116 K. sayılı dosyası ile müsadere edildiğini öğrendiği, yetkili merciilere müracaat ederek tarafına iadesini istediği, Erdek Asliye Ceza Mahkemesinin 1998/120 E-116 K sayılı Ek-Kararı silah ve eklerinin davacıya iadesine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, buna rağmen yetkili mahkeme hakimi ve savcısının kusur ve ihmalleri sonucunda karar gereğinin yerine getirilmediği ve davacının zarara uğradığı ileri sürülerek, 483,30 TL maddi taziminat ile 2.000 TL manevi tazminatın davalı … Bakanlığından tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece, hakimlerin görevlerinden dolayı açılacak tazminat davalarının ilgili Yargıtay dairesinde görülmesi gerektiğinden dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davada; görevli hakim ve savcının kusuru nedeniyle oluştuğu ileri sürülen maddi ve manevi zararın davalı … Bakanlığından tahsili istenilmiştir.
Ancak, davada belirli bir hakim yahut Cumhuriyet Savcısının kişisel kusuruna dayandırılmış bir tazminat talebi bulunmayıp mahkeme kararına rağmen emanette bulunan silahın iade edilmemesi eylemi tazminat talebinin hukuksal sebebini oluşturmaktadır. Cumhuriyet Savcılığının idari eylemi sözkonusu olmayıp adli işleminden dolayı Adalet Bakanlığına karşı dava açılmasında bir usulsüzlük de yoktur. O nedenle davaya bakılarak yapılacak yargılama sonuçlarına göre kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.