YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12133
KARAR NO : 2013/10445
KARAR TARİHİ : 18.04.2013
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç :Taksirle öldürme
Hüküm :5237 sayılı TCK’nın 85/1, 62/1, 50/4-1a, 52/4, 53/6. maddeleri gereğince mahkûmiyet, sürücü belgesinin geri alınması
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
26.02.2009 tarihli bilirkişi raporunu düzenleyen Trafik Polisi …’in 20.02.2009 tarihli keşif tutanağında yemini yaptırılmaması; kararın gerekçe kısmında Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi raporunun hükme esas alındığının belirtilmesinin yanı sıra, adı geçen bilirkişinin 2009 yılı itibariyle il adli yargı adalet komisyonu resmi bilirkişi listesinde bulunduğu, 5271 sayılı CMK’nın 64/5. maddesi uyarınca listelere kaydedilen bilirkişilerin il adli yargı adalet komisyonu huzurunda yemin etmeleri yeterli olup görevlendirildiği her işte yeniden yemin verilmesi gerekmemesi nedeniyle, dosya kapsamına göre, olay günü sanık …’ın sevk ve idaresindeki resmi otomobili Lalabahçesi Caddesinde park ettikten sonra aracından inmek için kontrolsüzce sol ön kapısını açması ile arkadan caddeyi takiben gelerek Hatip Caddesi istikametine doğru seyreden sürücü Ali Küçükkarıcılar’ın sevk ve idaresindeki bisikletin sağ yan kısmına aracının sol ön kapı kısmı ile çarpması akabinde bisiklet sürücüsünün dengesini kaybederek yolun soluna doğru düşerek, aynı yönde seyreden sürücü …’ın kullandığı kamyonetin sağ ön ve alt kısmına çarpıp, 11,10 metre yerde yolun soluna doğru sürüklenmesinden sonra, karşı yönden gelen sürücü Ali İnalöz’ün yönetimindeki otomobilin önüne düşmesi sonucunda bisiklet sürücü Ali Küçükkarıcılar’ın öldüğü olayda; Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen 26.06.2009 tarihli sanığın asli ve tamamen kusurlu olduğuna ilişkin raporun, olayın oluşumuna daha uygun bulunduğu ve mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, sanığın kusurunun bulunmadığına, eksik inceleme yapıldığına, cezanın fazla olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmedilen 3 yıl 4 ay hapis cezası, TCK’nın 49/2. maddesi gereğince uzun süreli hapis cezası olduğundan, TCK’nın 50/4-1a, 52/2. maddeleri gereğince adli para cezasına çevrilmesi yerine, sadece 50. maddeye göre çevrilmesi ile hapis cezasından çevrilen gün para cezalarının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi sırasında hapis cezasının kaç gün olarak çevrildiğinin belirtilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık … hakkındaki 2 numaralı hüküm fıkrasının 4. bendindeki “TCK’nın 50/4 maddesi delaletiyle TCK’nın 50/1.a maddesi” ibaresinin “5237 sayılı TCK’nın 50/4-1a, 52/2. maddesi” olarak düzeltilmesine ve “gereğince” kelimesinden sonra gelmek üzere “1215 gün adli para cezasına çevrilmesi” ibaresinin eklenmesine, diğer hususların aynen bırakılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.