YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21049
KARAR NO : 2013/11718
KARAR TARİHİ : 29.04.2013
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç :Taksirle Yaralama
Hüküm :Sanık … hakkında beraat
Katılan sanık … hakkında; TCK’nın 89/4, 22/3, 62/1, 50/1-a, 52/1-2, 54/2. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle yaralama suçundan sanık …’ın beraatine, katılan sanık …’ın mahkûmiyetine ilişkin hükümler, katılan sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A.) Sanık … hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suç açısından failin taksirinin bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan sanık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Kabul ve oluşa göre, sanığın kusursuz olduğu kabul edilmesine karşın hükümde sanığın atılı suçu işlediği sabit görülmediği gerekçe gösterilerek ve uygulama maddesi gösterilmeyerek CMK’nın 232/6 maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 1. bendinden “suçunu işlediğini gösterir, hüküm kurmaya yeter, şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden” ibarelerinin çıkarılarak yerine, “suçundan, 5271 sayılı CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince sanığın taksiri bulunmadığından” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B.) Katılan sanık … hakkında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Olay günü gündüz saat 06:50 sularında açık havada, aydınlatmanın bulunduğu meskun mahalde, bölünmüş, tek yönlü, 10 metre genişliğindeki yüzeyi kuru, asfalt kaplama, eğimsiz düz yolda idaresindeki otomobille seyir halinde bulunan katılan sanığın, kavşak içerisinde, beraat eden sanığın idaresindeki otomobille çarpışmaları şeklinde gelişen olayda; beraat eden sanık …’ın aşamalarda istikrar arz eden beyanları ile her iki sanık hakkındaki şikayetinden yargılama aşamasında vazgeçen mağdur …’ın birbirleriyle uyumlu, oluşa uygun ve dosya kapsamındaki delillerle örtüşen beyanlarına göre katılan sanığın ışık kontrollü 4 yönlü kavşağa, kırmızıya dönüşen trafik ışığına rağmen giriş yaptığı sabit olduğundan, tebliğnamede olay mahallinde keşif yapılmadan eksik incelemeyle hükme varıldığı yönünde bozma öneren görüşe iştirak edilmemiş; Eylemin bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 50/4-son maddesi uyarınca uzun süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın adli para cezasına çevrilemeyeceğinin dikkate alınmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan sanık müdafinin kusura, bilirkişi raporuna, eksik incelemeye, sair nedenlere ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1.) Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCKnın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği gözetilmeden, tam kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu, biri eşi olmak üzere iki kişinin nitelikli şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında, 6 ay ile 3 yıl arasında hapis cezası tayin ve takdir etmek durumunda olan yerel mahkemece teşditin derecesinde hataya düşülerek, temel cezanın asgari haddin çok üzerinde belirlenmesi suretiyle sanığa fazla ceza verilmesi,
2.) Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/2-c maddesine aykırı davranılması,
3.) Katılan sanığa ait adli sicil kaydının imzasız olması,
4.) Katılan sanık hakkında sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilirken uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
a.) Katılan sanık hakkında hükmolunan 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasının TCK’nın 49/2. maddesi uyarınca kısa süreli olmaması nedeniyle, hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, hürriyeti bağlayıcı cezayı adli para cezasına çevirmenin yasal dayanağını oluşturan TCK’nın 50/4. maddesinin gösterilmemesi ve adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının belirtilmemesi suretiyle TCK’nın 50, 52/3. maddeleri ile CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
b.) Katılan sanık hakkında tayin olunan adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında uygulama maddesinin TCK’nın 52/4 maddesi yerine, 54/2. maddesi olarak gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, katılan sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 29.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.