YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9066
KARAR NO : 2023/22151
KARAR TARİHİ : 05.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/159 E., 2015/818 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla:
1. Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.02.2021 tarih ve 2016/45811 sayılı Tebliğnamesiyle, hükümlerin bozulması yönünde görüş belirtilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizinin; kararın usul ve Yasa’ya aykırı olduğu, eksik araştırma sonucu, tanıkların tamamı dinlenilmeden karar verildiği, suçların vasıf ve sübutlarının yeterince tartışılmadığı, eksik ve yanlış değerlendirme yapıldığı, sanığın suç kastının bulunmadığı, sanık hakkında lehe yasal hükümlerin uygulanmadığı, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın aracıyla seyir halindeyken kaza yapması üzerine olay yerine şikâyetçi polislerin geldikleri, sanığın alkolmetreyi üflemesinin istedikleri ancak sanığın görevli polislere hitaben “Sizin Allahınızı, ananızı sinkaf ederim, hepiniz o… çocuğunuz, sizinle görüşeceğim.” diyerek hakaretlerde ve tehditlerde bulunduğu, sanığın tedavi için ambulansa alındığı ancak burada da şikâyetçi polislere yönelik hakaret ve tehditlerine devam ettiği, ambulansın içerisinde şikâyetçi polis …’ye tekme attığı, ambulanstan indirilirken de diğer şikâyetçilere saldırdığı, burada da hakaret ve tehditlerine devam ettiği, daha sonra yaptırılan alkol muayenesinde 2,49 (249) promil alkollü olduğunun tespit edildiği şeklinde iddia olunan olayda, Yerel Mahkemece sanığın üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme, hakaret ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarını işlediği kabul olunarak ayrı ayrı mahkumiyeti yönünde hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Hakaret ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçlarına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
a. Suçun Sübutuna ve Eksik İncelemeye Yönelik Temyizde
Tüm dosya kapsamı, şikâyetçi polislerin aşamalardaki tutarlı anlatımları, dinlenilen tanıklar M.İ., Y.Ç. ve A.K.’nın aşamalardaki beyanı ile şikâyetçi kolluk görevlileri tarafından tanzim olunan tutanak içeriği, şikâyetçi Polis …’ye ait adli muayene raporu karşısında, sanığın üzerine atılı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği sabit görülerek mahkumiyetine dair Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığından sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
b. Lehe Hükümler Uygulanması Gerektiğine Yönelik Temyizde
Sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebinin uygulandığı, diğer lehe hükümler yönünden ise sanığın adli sicil kaydında 10 ay süreli hapis cezası bulunması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanması için aranan yasal koşulların oluşmadığı anlaşılmış ve seçenek yaptırımlar yönünden ise Yerel Mahkemenin sanığın kişiliği dikkate alınarak seçenek yaptırımların uygulanmasına yer olmadığı yönündeki takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sair Hususlar Yönünden
Sanığa yükletilen hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanığın hakaret eyleminin aleni bir yerde işlemesine rağmen 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmamış ve sanığın kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle hakaret eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendine uyduğu ve buna göre temel ceza belirlenirken daha fazla teşdit yapılması gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Tebliğnamedeki Görüş Yönünden
Sanığın adli sicil kaydında bulunan mahkumiyet hükmünde, sanık hakkında verilen 10 ay hapis cezasının ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kesinleşme tarihinin 13.01.2015 olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçuna İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinde Seri Muhakeme Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2021/44 Karar sayılı kararıyla “Seri muhakeme usulü” yönünden Anayasa’ya aykırı görülerek iptaline karar verildiği ve 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin onbirinci fıkrasında yer alan “Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uygulanmaz” hükmünün suç tarihinden sonra ek cümle ile 08.07.2021 tarihinde düzenlendiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, sanığın üzerine atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu ile birlikte hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını da işlediği ancak seri muhakeme usulünün bu kapsama girmeyen başka bir suçla işlenmiş olması halinde uygulanamayacağına ilişkin hükmün suç tarihinden sonra düzenlenmesi ve Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2021/44 Karar sayılı iptal kararı karşısında itiraza konu suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Hakaret ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçlarından Verilen Hükümlerin Temyizlerinde
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Verilen Hükmün Temyizinde
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.10.2023 tarihinde karar verildi.