Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/3408 E. 2023/14592 K. 23.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3408
KARAR NO : 2023/14592
KARAR TARİHİ : 23.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/378 E., 2015/378 K.
SUÇLAR : Silahla tehdit, katen yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red – İade – Onama

A. Katılan sanık … hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Şikâyetçi sanık … hakkında katılan sanık …’a yönelik kasten yaralama ve hakaret suçlarından kurulan hükümler yönünden; 14.04.2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2 nci maddesi uyarınca doğrudan verilen 3.000,00 TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkûmiyet hükümleri kesin olup, müşteki sanığa kasten yaralama ve hakaret suçlarından dolayı tayin edilen adli para cezalarına ilişkin hükümlerin, cezaların türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereğince şikâyetçi sanık …’in temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

C. Şikâyetçi sanık … hakkında katılan …’a yönelik silahla tehdit suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1. Katılan Sanık … Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesinde;
Katılan sanık … hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen ”hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası uyarınca itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca şikâyetçi sanık …’in yasa yolu ile merciinde yanılması, haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin ikinci fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere, dosyanın Tebliğname’ye uygun olarak incelenmeksizin İADESİNE,

2. Şikâyetçi Sanık … Hakkında Katılan Sanık …’a Yönelik Kasten Yaralama ve Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümlerin Temyiz İncelemesinde;
Hükümlerin tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, müşteki sanık …’in temyiz isteğinin Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,

3.Şikâyetçi Sanık … Hakkında Katılan …’a Yönelik Silahla Tehdit Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesine Gelince;
Şikâyetçi sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine uyan silahla tehdit suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 15.09.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, şikâyetçi sanık …’in temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak şikâyetçi sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

23.11.2023 tarihinde karar verildi.