Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/6790 E. 2023/4931 K. 13.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6790
KARAR NO : 2023/4931
KARAR TARİHİ : 13.11.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3313 E., 2019/31 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 22.01.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; “müvekkilinin Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs suçundan 03.08.2016 tarihinde tutuklandığını, yapılan soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, kararın kesinleştiğini belirterek haksız tutuklama nedeniyle 10.000 TL maddi, 250.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini ” talep etmiştir.

2.Davalı vekili 06.04.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “dava konusu edilen maddi ve manevi tazminat miktarı tazminat hukukunun genel prensipleri olan, hakkaniyet, tazminatın haksız zenginleşme aracı olmaması gerektiği, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş düzeyde olduğu, yasal koşulları oluşmayan davanın reddi gerektiğini” beyan etmiştir.

3.Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19/09/2018 tarihli ve 2018/43 Esas 2018/438 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

4.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 04.01.2019 tarihli ve 2018/3313 Esas 2019/31 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davanın reddi kararının yasa ve usule aykırı olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; davacı …’ın Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma ve Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme suçundan 24.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı, Antalya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 03.08.2016 tarih, 2016/372 sorgu sayılı kararı ile Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma ve Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etmek suçlarından tutuklandığı, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda davacının Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2018 tarih ve 2017/23-2018/111 E.K. sayılı kararı ile Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan dolayı TCK’nın 314/2 maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tutukluluk halinin hükmen devamına karar verildiği, davacı hakkında verilen kararın kesinleşmediği, Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme Suçundan ise Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosunun 14.12.2016 tarih 2016/48257 Soruşturma sayılı kararı ile ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek bu suçtan 14.12.2016 tarihinde tahliyesine karar verildiği, her ne kadar davacı vekili; davacının Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme suçundan tutuklu kaldığı günler nedeniyle 03.08.2016 tarihinden itibaren işletilmeye başlanacak yasal faiz ile birlikte 10.000 TL maddi, 250.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de; davacının baştan itibaren terör örgütüne üye olmak suçundan dolayı da tutuklu olması, bu suçtan dolayı açılan dava sonucunda cezalandırılmasına ve gözaltında ve tutuklulukta geçen günlerinin mahsubuna karar verilmiş olması durumuna nazaran davacının herhangi bir hak kaybından da söz edilemeyeceği hususları dikkate alındığında, 5271 sayılı CMK’nın 141 inci maddesinde düzenlenen tazminat isteme koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.09.2018 tarih, 2018/43 Esas, 2018/438 Karar sayılı maddi-manevi tazminat davasının reddine ilişkin verilen kararında; davacı …’ın 03.08.2016 tarihinde Terör Örgütü Üyesi Olmak ve Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etmek suçlarından ayrı ayrı tutuklandığı, Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2018 tarih, 2017/23 Esas, 2018/111 Karar sayılı ilamı ile Terör Örgütü Üyesi Olmak suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairemizce yazılan müzekkereye Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 04.01.2019 tarih, 2019/383 sayılı yazıları ile verilen cevaba göre tazminat talebine konu Anayasal düzeni kaldırmaya teşebbüs etmek suçuna ilişkin tutuklama müzekkeresinin infaz görmediğinin bildirildiği de dikkate alındığında; usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptandığından; davacı …’ın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/48257 sayılı soruşturma dosyası üzerinden yürütülen soruşturma kapsamında davacının 03.08.2016 tarihinde Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme ve Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçlarından tutuklandığı, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan verilen tutuklama müzekkeresinin infaz gördüğü, Anayasal düzeni kaldırmaya teşebbüs etmek suçuna ilişkin tutuklama müzekkeresinin ise infaz görmediği, yürütülen soruşturma sırasında Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme suçundan 14.12.2016 tarihinde tahliye edilerek davacı hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda davacının Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2018 tarihli 2017/23 Esas 2018/111 Karar sayılı kararı ile TCK’nın 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tutukluluk halinin hükmen devamına karar verildiği, UYAP’tan yapılan kontrol sonucu hükmün Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 15.10.2020 tarihli 2019/6771 Esas 2020/4972 Karar sayılı ilamıyla hükmün düzeltilerek onamasına karar verilerek kesinleştiği anlaşılmıştır.

Yukarıda izah edildiği üzere davacı hakkında yalnızca Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan verilen tutuklama müzekkeresinin infaz gördüğü, bu suçtan açılan kamu davası neticesinde mahkumiyetine karar verilerek hükmün kesinleştiği, dolayısıyla tazminat isteme koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, davanın reddine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış, bu nedenle davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 04.01.2019 tarihli ve 2018/3313 Esas 2019/31 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.11.2023 tarihinde karar verildi.